Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/121 E. 2022/8869 K. 07.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/121
KARAR NO : 2022/8869
KARAR TARİHİ : 07.11.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
BİRLEŞEN DOSYA
DAVACISI : …
DAVA TÜRÜ : Tespite İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı … İdaresinin davasının kısmen kabulüne, birleşen dosya davacısı …’nun davasının reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … idaresi ve birleşen dosya davacısı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle “yöntemince orman araştırması yapılması, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde ise zilyetlik araştırması yapılması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı … İdaresinin davasının kısmen kabulüne, birleşen dosya davacısı …’nun davasın reddi ile dava konusu Çanakkale ili, Gökçeada ilçesi, Dereköy Köyünde bulunan 375 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi 4833658,49 m2 yüzölçümü ile mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine, aynı yer 383 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1326080,03 m² yüzölçümü ile ham toprak vasfında Hazine adına tespit ve tesciline, Orman İdaresinin davasının kısmen kabulü ile 386 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 12.06.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 249585,47 m² ve B harfi ile gösterilen 58161,98 m²’lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, A ve B harfi ile gösterilen kısım dışındaki alanın 1948206,14 m² yüzölçümü ile ham toprak vasfında Hazine adına tapuya tesciline, 385 ada 13 parsel sayılı taşınmazın yapılan tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, 374 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 12.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda çalıtepe ormanı olarak gösterilen 1627293,66 m²lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline kalan 7362478,19 m2’lik kısmın ise ile mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi ve birleşen dosya davacısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1968 yılında seri bazda yapılan orman kadastrosu olmasına rağmen taşınmazların bu çalışmada orman sınırı içinde kalıp kalmadıkları araştırılmadığı gibi birleşen dosya davacısı … 375 ada 11 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kazandırıcı zamanaşımı ile kendisine ait olduğunu belirtmesine rağmen yöntemince zilyetlik araştırması da yapılmamıştır.
O halde Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede seri bazda yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli ayrıca yöreye ait en eski (375 ada 11 parsel yönünden tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafı da incelenerek) tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek 3 orman mühendisi bilirkişi kurulu, 3 ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, 1 fen elemanı ve 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınarak taşınmazların seri bazda yapılan tahdide göre konumları duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Bu şekilde yapılan araştırma sonucu taşınmazların serinin dışında orman kadastrosu yapılmayan alanda veya serinin sınırında olup orman kadastro sınırının dışında kaldığı tespit edilirse bu kez getirtilen belgeler (hava fotoğrafları ve memleket haritaları) çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, 375 ada 11 parsel yönünden taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 7139 sayılı Kanun’un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı …’ya iadesine 07.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.