Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/6545 E. 2009/975 K. 12.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6545
KARAR NO : 2009/975
KARAR TARİHİ : 12.02.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, birbirlerinden alınarak, yekdiğerine ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.02.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)

– KARŞI OY YAZISI –
BK.nun 158/2. maddesi uyarınca alacaklı akdin muayyen zamanda icra edilmemesine ilişkin cezai şarttan sarahaten feragat eder veya edayı ihtirazi bir kayıt ileri sürmeden kabul ederse, cezai şart isteyemez. İhtirazi kayıt alacaklının, borçluya yaptığı bir bildirim olup, bir hakkın korunmasına yarayan, yenilik doğuran haklardandır. Bu bildirim, ifanın kabulü ya da en geç ifanın kabulü ardından derhal yapılmalıdır.
İfanın yerine getirilmesinden önce hakkın saklı tutulmasına ilişkin olarak çekilen ihtarname BK. 158/2. maddeleri anlamında ihtirazı kayıt olarak kabul edilemez. Ayrıca, davacı yanca 28.11.2002 tarihindeki keşide olunan ihtarnamenin ifadan sonra 03.12.2002 tarihinde tebliği (derhal bildirim) niteliğinde değildir. İhtirazı kaydın yasanın öngördüğü şekilde ifa anında veya ifadan sonra derhal yapılması gerekir.
Açıklanan nedenler ile yerel mahkeme kararının davanın reddi yönünden bozulması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun aksine düşüncelerle oluşan onama kararına katılamıyorum.