YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7314
KARAR NO : 2009/1392
KARAR TARİHİ : 23.02.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av… ile davalı vek.Av….un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili ile imzaladığı 01.11.2003 tarihli sözleşme ile akaryakıt satış bayisi olduğunu ve 5 yıl süre ile 3.firmalara ait ürün satmama taahhüdünde bulunduğunu, 29.12.2005 tarihinde yapılan denetimde davalıya ait akaryakıt satış istasyonunda başka şirkete ait ürün pazarlandığının tespit edildiğini, bunun üzerine sözleşmedeki fesih yetkisi kullanılarak akdin fesih edilerek 21.madde uyarınca ödenmesi gereken (cezai şart) tazminatını ihtarname ile talep ettiklerini ödeme yapılmadığını iddia ederek 150.000 USD’nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında davacının sözleşme gereği ödemesi gereken primleri ödemediğini bu nedenle akdi tek yanlı olarak 23.08.2004 tarihinde fesih edip mal alımını durdurarak, bir başka şirket ile bayilik anlaşması imzaladıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının 23.08.2004 tarihinde keşide ettiği akdin feshi ihtarına cevap vermeyen ve mal alımının durmasına itiraz etmeyen davacının akdin feshini, zımni olarak kabul ettiği ve daha sonra tazminat talep etmesinin MK.nun 2.maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 01.11.2003 tarih ve 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığında, sözleşmenin 9.maddesine göre bayinin başka firmalara ait ürün satmama ve 21.maddesinde ise akdi ihlal halinde cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğinde uyuşmazlık yoktur.Yine anılan sözleşmede davalı tarafa (bayiye) tek yanlı fesih yetkisi tanınmadığı gibi tek yanlı keşide edilen fesih ihtarnamesine cevap verilmemiş olması feshin kabul edildiği anlamına da gelmez.
Her ne kadar sözleşmede davalıya (bayiye) akdi tek yanlı fesih yetkisi verilmemiş ise de, akdin çekilmez hale gelmesi veya akdin diğer tarafının edimlerini yerine getirmemesi gibi haklı sebepler ile bayiinin akdi feshi mümkündür.
Bu durumda mahkemece, davalının akdi haklı nedenle fesih edildiği savunması üzerinde durularak bu savunmanın ispatı halinde davanın reddine, aksi halde sözleşme hükümlerine göre davacının iddiası incelenerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken inceleme sonucu yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.