YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9823
KARAR NO : 2023/1161
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/884 Esas, 2015/1143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesi ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (a) ve (e) bentleri, 62 nci maddesi birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi onbirinci fıkrası uyarınca cezanın yarısının infaz edilmesine karar verilmiştir.
2. Hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.05.2019 tarihli 2019/3925 Esas, 2019/10998 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği, temel ceza belirlenirken orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, olayda uygulama yeri olmayan 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasının uygulanmaması gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiş ve sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulması gerektiği belirtilmiştir.
3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2020 tarihli ve 2019/274 Esas, 2020/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (a) bendi, 62 nci maddesi birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak kazanılmış hakkı gereği 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi on birinci fıkrası uyarınca cezanın yarısının infaz edilmesine karar verilmiştir.
4. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 28.09.2020 tarihli 2020/16881 Esas, 2020/11794 Karar sayılı kararıyla suçta kullanılan silah nedeniyle artırım maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin gösterilmemesi ile dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/339 Esas, 2021/474 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (a) ve (e) bentleri, 62 nci maddesi birinci fıkrası ve 50 nci madddesi birinci fıkrası (a) bendi, 52 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Kurum vekilinin temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur ile sanığın on üç yıldır evli oldukları, aralarında bir takım anlaşmazlıkların mevcut olduğu, olay günü aralarında başlayan tartışma neticesinde sanığın ele geçirilemeyen bir demir sopa ile mağduru yaraladığı anlaşılmıştır.
2. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce mağdurun etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif şekilde yaralandığının bildirildiği anlaşılmıştır.
3. Sanık aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Mağdur sanığın kendisini darp ettiğini belirtmiştir.
5. Mahkemece Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 28.09.2020 tarihli 2020/16881 Esas, 2020/11794 Karar sayılı kararına uyulmasına karar verilerek gerekleri yerine getirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi ikinci fıkrasında belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesinden sonra 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.
” hükmüne aykırı davranılarak tayin olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile bozma nedeni dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurum vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/339 Esas, 2021/474 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.