YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9407
KARAR NO : 2022/14668
KARAR TARİHİ : 15.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı borçlu Işık aleyhine icra takibi yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını, davalı borçlunun dava konusu taşımazını 22/05/2013 tarihinde diğer davalı …’ye düşük bedel ile sattığını belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin, taşınmazın gerçek değerleri ile tapudaki satış bedeli arasında fark olduğundan ve satışın kötüniyetle yapıldığından bahisle davanın kabulüne dair kararı Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 26/02/2019 tarih 2016/10885 Esas 2019/2037 Karar sayılı ilamı ile borçlu adresinde yapılmış bir haciz olmadığı, icra müdürünün İİK’nun 105.maddesi kapsamında belge düzenleme yetkisi olmadığından, İİK’nun 105.maddesine gereğince verildiği belirtilen 12/12/2014 tarihli belge aciz belgesi niteliğinde olmadığı buna göre, davalı borçlunun aciz hali ispatlanamadığından ön koşul yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre ise, tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerektiği, dosya içeriğinden, dava konusu taşınmazın 22/05/2013 tarihinde borçlu tarafından davalı …’ye satıldığı onun da 20/02/2015 tarihinde dava dışı …’ya sattığı belirlendiğine göre mahkemece davacıdan dava dışı …’ya davayı yöneltip yöneltmeyeceği yada bedele dönüştürüp dönüştürmeyeceği sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de isabetsiz olduğundan bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece, davalı üçüncü kişi yönünden tanışıklık ve akrabalık ispatlanamadığı, bedel farkı olmadığı, davalı …’in kötü niyeti ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına 22/05/2019 tarihinde yapılan haczin 105 niteliğinde olmasına, davalı … yönünden borçlu beyanı dışında davacı alacaklı tarafından tanışıklık ve borçlunun durumunu bildiğinin somut delillerle ispatlanmamış olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna 15/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.