YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5387
KARAR NO : 2007/5948
KARAR TARİHİ : 25.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca irtifak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın irtifak hakkının idare adına tescili, karşı davada maddi hataların düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
Taşınmazın arsa niteliğinde olup olmadığının tespiti için Belediye Başkanlığına yazılan yazıya verilen cevapta, imar planı dışında kalan taşınmazın Belediye mücavir alanı sınırları içinde olmakla birlikte Belediye hizmetlerinden yararlanmadığı; harita mühendisi bilirkişinin dosyaya sunduğu raporda ise en yakın yerleşim merkezine 350 mt. mesafede bulunduğu saptanmıştır. Keşif sırasında dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı belirlenmişse de mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda arsa niteliğinde kabul edilerek değerlendirme yapılmıştır.
Oysa ki; Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca kısmen benimsenen 28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan bir taşınmazın arsa niteliğinde kabulü için uygulamalı (genelde 1/1000 ölçekli) imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunması esastır. Aynı karara göre, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için ise, belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir. Nazım imar planı (1/5000 ve daha büyük ölçekli) içinde bulunan taşınmazların arsa sayılabilmeleri ise Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük
Genel Kurulunun 17.4.1998 gün ve 1996/3-1998/1 Sayılı Kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, belediye merkezine uzaklığı ve kullanım biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılığının yakın gelecekte var olmasına bağlıdır.
Saptanan durumu itibarıyla, kamulaştırma hukuku açısından yukarıda açıklanan arsa sayılabilme koşullarını taşımayan davaya konu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ve bu niteliğine göre değerlendirilmesi gerekirken, arsa niteliğinde değerlendirme yapılan bilirkişi raporlarına dayalı olarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.