YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1372
KARAR NO : 2006/2747
KARAR TARİHİ : 04.04.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasal gerektirici nedenlere ve özellikle 5 numaralı parselin satışına karar verilmesine ilişkin delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu 4 numaralı parselin üzerinde 2 katlı kagir bir binanın bulunduğu ve bu taşınmazın iki paydaşı olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay uygulamlarında ortaklığın giderilmesi davalarında dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Medeni Yasasının 699/2 maddesi hükmü gereği istek olduğu taktirde asıl olan taşınmazın aynen taksimi suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermektir. Kat mülkiyeti kurulmasına elverişli bir taşınmazla ilgili olarak paydaşlığın giderilmesi davası açılmışsa ve bu davada paydaşlardan en az bir tanesi paylaşmanın kat mülkiyeti kurularak yapılmasını istemişse Kat Mülkiyeti Yasasının 10/son maddesi gereğince hakim, o taşınmazın mülkiyetinin aynı yasanın 12. maddesinde yazılı belgelere dayanarak kat mülkiyetine çevrilmesine ve payların denkleştirilmesi suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar verecektir. Ayrıca kat mülkiyetine geçilebilmesi için üzerindeki yapının mimari projesine uygun biçimde tamamlanmış olması ve bağımsız bölümlerin başlı başına kullanmaya elverişli bulunması (Kat Mülkiyeti Yasasının Madde 1), yapının tümünün kagir olması (madde50/2) ve her bir paydaşa enaz bir bağımsız bölüm düşmesi yine 12. maddede yazılı belgelerin (belediyeden onaylı proje, yapı kullanma izin belgesi, belediyeden onaylı fotoğraf, noterden onaylı malik listesi ve yönetim planı) tamamlattırılması gerekir. Bu koşulların gerçekleşmesi durumunda anılan yasanın 10. maddesi gereği kat mülkiyetine geçilebilecek ve açılan davada ortaklık bu yolla giderilebilecektir.
Somut olayda dava konusu 4 parsel nolu taşınmazda kagir bir binada iki bağımsız bölüm bulunmaktadır. Bu niteliği itibariyle her bir paydaşa birer bağımsız bölüm düşmektedir. Dava konusu 4 numaralı parseldeki bina bu özellikleri taşıdığı için kat mülkiyeti kurulmasına elverişlidir. Fakat, kat mülkiyetine geçiş için bu koşulların varlığı yanında yukarıda açıklanan diğer tüm koşulların da varlığı gerekecektir. Bu bakımdan öncelikle dava konusu binaya ait onaylı projenin veya bu projede sonradan değişiklik yapılmışsa buna dair değişiklik projesinin olup olmadığının araştırılması, yoksa yapının fenne ve imar mevzuatına aykırı olmadığının ve onay verilebileceğinin saptanması durumunda fiili durumunu yansıtan projesinin hazırlattırılıp ilgili İmar Müdürlüğünün onayının ve oturma izin belgesinin alınması, Kat Mülkiyeti Yasasının 12. maddesinde sayılan diğer belgelerin tamamlanması için, kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortakılğın giderilmesini isteyen davalı tarafa yetki ve yeterli süre verilmesi, bu hususlar eksiksiz yerine getirildiğinde dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıda her bir bağımsız bölümün konumu, yüzölçümü, kullanım amacı gözönünde bulundurulmak suretiyle değerinin tespiti ve bu değere göre özgülenecek arsa payı da toplanarak varsa fiili taksime göre, olmadığı taktirde çekilecek kura ile paydaşlara özgülenerek ve gerekiyorsa bedel farkı nedeniyle özgülenecek ivaz da belirlenmek suretiyle payların denkleştirilmesi, fotoğraf malik listesi ve yönetim planı gibi belgeleri, paydaşların tanınan süreye rağmen imzalamaktan kaçınmaları halinde bunların da imzalanmış sayılmasına karar verilmesi, böylece kat mülkiyetine geçilmek suretiyle ortaklığın giderilmesi gerekmektedir. Bu koşulların oluşmamaması halinde ortaklığın satış yoluyla giderilmesi gerekecektir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan konularda yeterince araştırma yapılmadan dava konusu 4 numaralı parselle ilgili olarak ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.