YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7501
KARAR NO : 2022/9270
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.03.2015 tarih ve 2010/595 E. – 2015/163 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 2004 yılının 10. ayından itibaren almış oldukları bayiliklere istinaden davalı bankadan 50.000.- TL’lik teminat mektubu aldıklarını teminat olarak da açığa imzalı bonolar verdiklerini, teminat mektubu hesabını kapattıkları halde bononun da davalı bankaca iade veya imha edilmesi gerekirken bankacılık faaliyetine aykırı olarak başkaca bir borcun kefalet veya teminatı gibi işlem yapılmak suretiyle, haksız icra takibi yapıldığını, müvekkillerinin davalıya borcu olmadığının tespiti ile icraya konulan bononun iptaline, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davalının haksız ve kötüniyetli olarak icra takibinde bulunmasından ötürü davalı taraf aleyhine, %40 oranında tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, bir senedin teminat senedi vasfı taşıması için ya o senet üzerinde açıkça yazılması veya ayrı bir belge ile bu hususun düzenlenmesi gerektiğini, icra takibine konu olan senette böyle bir hususun söz konusu olmadığını, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacılar aleyhine 21/05/2010 vadeli 160.000,00 TL tutarlı bonoya istinaden icra takibi yapıldığı, senet üzerinde “teminat” olarak verildiği ibaresi bulunmadığı gibi, ayrıca senedin hangi taraflar arasında, hangi alacağa ilişkin teminat olarak verildiğine dair her hangi bir protokol ve belge de sunulmadığı, davacılar her ne kadar teminat mektubu hesabı açılırken bankanın talebi üzerine bu bonoyu verdiklerini ileri sürseler de taraflar ve zamanlama açısından bu ihtimalin mümkün olmadığı, bono mücerret nitelikte bir borç ikrarı özelliği taşığından, bono bedelinin ödendiğinin davacılar tarafından ispatlanamadığı ve bu bonoya istinaden davacıların davalı tarafa borçlu oldukları, davaya konu bonoya istinaden davalı tarafın icra takibi yapılmasının mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar … ve … vekili temyiz etmiştir.
Dava takibe konu edilen bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar tarafından bononun, “…Adi Ortaklığının” davalı bankadan talep ettiği teminat mektubuna teminat olarak verildiği itirazlarına yönelik senedin teminat olarak gayri nakdi ticari ilişki kapsamında verilip verilmediği hususu Banka kayıtları üzerinden araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 20.12.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava konusu olan bononun keşidecisinin …, lehtarının Yılmaz Gıda… Ltd. Şti, davacıların ise bononun avalistleri olması hususu birlikte değerlendirildiğinde yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun Bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayım.