Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/4018 E. 2022/8981 K. 13.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4018
KARAR NO : 2022/8981
KARAR TARİHİ : 13.12.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.06.2015 tarih ve 2009/434 E. – 2015/419 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi borcu üstlenen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya yatırdığı paraların diğer davalı banka çalışanı … tarafından değerlendirildiğini, müvekkiline cüzdan verilmediğini, davalı …’in yaptığı usulsüzlükler nedeniyle tutuklandığını, müvekkilinin bankaya güvenerek banka elemanı … ile işlem yaptığını ve parasını ona teslim ettiğini, parasının 18.000.-TL kısmını aldığını fakat kalan kısmın ödenmediğini ileri sürerek, 19.675.-TL’nin davalılardan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının bankada kayıtlı olan parasından çok fazlasını EFT havalesi yolu ile aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, davacının müvekkili banka nezdindeki hesabından 52.902.646.-TL alacağı bulunduğunu, buna karşın müvekkilinin davacıdan 11.492.116.995.-TL alacağı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 26.02.2006 tarihli bilirkişi raporu ve davacının 25.04.2006 tarihli beyan dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı bankadan, 13.527,90 TL alacaklı olduğu, bu miktarın dava tarihi olan 22.05.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı TMSF’den tahsilinin gerektiği, bankanın denetim sorumluluğunu yerine getirmemesi, TBK 116 (eski TB 100) maddesine göre bankanın kusursuz sorumluluğunun olması, bankanın gerekli özen ve ihtimamı kendi memuru üzerinde göstermemiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 13.527,90 TL’nin dava tarihi olan 22.05.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı TMSF’den tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, borcu üstlenen TMSF vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, bankaya yatırılan paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacının davalı bankadan,13.527,90 TL alacaklı olduğu, TBK 116 (eski TB 100) maddesine göre bankanın gerekli özen ve ihtimamı kendi memuru üzerinde göstermemiş olduğu ve 13.527,90 TL’nin dava tarihi olan 22.05.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı TMSF’den tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemizin 04.12.2008 tarih ve 2007/9871Esas-2787 Karar sayılı bozma ilamında hükme esas alınan bilirkişi raporunun seçenekli olarak düzenlendiği, kesin bir tespitte bulunulmadığı, mahkemece davacının davalı banka çalışanına verdiği paraların açılan kayıtlı hesapta mı, yoksa hesap dışında mı izlendiği hususunda tarafların gösterecekleri delillerin toplanması, bundan sonra yeni bir bilirkişiden veya bilirkişi kurulundan davacı adına açılan hesaptan yapılan ödemeler ile hesap dışından davacıya yapılan ödemelerin tespit edilmesi, ayrıca imzasız tediye fişleri ile yapılan ödemelerin davacıya ödenmiş olup olmadığının teftiş raporu ile usulsüz işlemlerin yapılış şekline ilişkin ceza mahkemesi tarafından yapılan belirlemeler de nazara alınarak açıklığa kavuşturulması, sonucuna göre davacı adına açılan hesaptan yapılan tüm ödemeler ve EFT ile havale edilen paranın dışında davacının davalılardan tahsilini isteme hakkı olduğu bir paranın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken bilirkişi raporunda ortaya konan seçenekli görüşlerden davacının alacaklı olduğuna ilişkin belirlemenin haklı olup olmadığı üzerinde durulmadan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesine yer verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulup yeni bilirkişi heyetinden rapor almasına rağmen, alınan bilirkişi raporunda bozma ilamındaki hususları açıklayacak nitelikte bir rapor hazırlamak için raporda belirtilen belgelerin tamamının eksiksiz olarak ibrazının istendiği, mahkemece belirtilen eksikler tamamlanmaksızın ve bozma ilamındaki tüm hususlar yerine getirilmeksizin bozma öncesinde hazırlanan çelişkili sonuçlar içeren ve bu yönüyle denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle borcu üstlenen TMSF yararına bozulması gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle borcu üstlenen TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın fer’i müdahil TMSF yararına BOZULMASINA, 13.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.