Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8283 E. 2022/9228 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8283
KARAR NO : 2022/9228
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.06.2019 tarih ve 2018/696 E. – 2019/505 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hayvancılık yaptığını, hayvanlarını Tarsim Tarım Sigortası ile kulak küpe numaralarına göre sigorta yaptırdığını,… kulak numaralı büyükbaş hayvanın rahatsızlandığını, 19/03/2012 tarihinde davalı sigortaya bilgi verildiğini, sigorta eksperinin gelerek hayvana RPT teşhisi koyduğunu ve kesime sevk ettiğini, hayvanın kesimi esnasında tüberküloz olduğunun tespit edildiğini, görevli eksperin işini eksik yapmasından ötürü maddi zarara uğradığını ileri sürerek, 5.500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait hayvanın devlet destekli hayvan hayat sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, poliçenin genel şartlarının teminat dışında kalan haller başlıklı maddesine göre sığır vebası, tüberküloz, bruselloz, şap, BSE hastalıkları ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na göre de ihbarı mecburi tüm bulaşıcı hastalıkların teminat dışı olduğunu, davacıya ait hayvanın Tüberküloz nedeniyle öldüğünü belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, mahkemece tanzim ettirilen üç kişilik veteriner hekimden oluşan bilirkişi raporunda da eksper veteriner hekimin hayvanın tüberküloz olma ihtimalini öngörmesinin mümkün olmadığı, hayvanın klinik muayenesinde, tüberküloz hastalığının sığırlarda gizli seyretmesi ve son dönem hariç klinik belirti göstermemesi nedeniyle RPT teşhisi koyması ve hayvanı zorunlu kesime tabi tutması eyleminde herhangi bir kusuru olmadığı yönündeki tespit gözönüne alındığında, davalının çalıştırdığı eksperin kesim öncesinde üzerine düşen tüm mesleki sorumluluğu yerine getirdiği, bilirkişi heyet raporunda, eksper veteriner hekimin kesim sonrasında hayvanın imhasını düşünmemesi, hayvan sahibinin tam olarak bilgilendirilmemesi ve ihbarı zorunlu olan hastalığı İlçe Tarım Müdürlüğüne bildirmemesi nedeniyle kısmen kusurlu olduğu kanaatine gidilmişse de kesim sonrası mevzuata aykırı davranışların davacının zararına sebebiyet vermediği, zira Tarım Müdürlüğünce yapılacak ödemenin kesim sırasında resmi veteriner bulundurulması koşuluna bağlı olduğu, kesim sonrasında hayvanın tüberküloz olduğunun resmi makamlara bildirilmesinin tazminat ödenmesini sağlamayacağı, bu durumda ekspere yüklenen kesim sonrası kusurlu davranış zararın doğmasına sebebiyet vermediğinden davalı sigorta şirketinin adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluğuna gidilemeyeceği, bir an için eksperin kusurlu olduğu düşünüldüğünde dahi, konunun uzmanı veteriner hekimin görevlendirilmiş olması, daha önce üniversite tarafından da hayvana RPT hastalığı teşhisi konulduğu göz önüne alındığında adam çalıştıran davalı sigorta şirketinin TBK’nın 66/2. maddesi kapsamında gerekli özeni gösterdiği bu haliyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının yardımcısı konumundaki sigorta eksperinin kusurundan dolayı davalı nezdinde sigortalı hayvanın kesime gönderilmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporundaki tespitin aksine, eksperin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak yardımcı şahsın fiilinden dolayı sorumluluk TBK m. 116’da düzenlenmiş olup, bu madde hükmünde, “Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.” denilmektedir. Bu hükmün birinci fıkrasında yer alan “ birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına” ibaresi hükümde sayılan yardımcı kişilerin örnek olarak verildiğini, dolayısıyla sınırlı olmadığını göstermektedir. Söz konusu hüküm uyarınca eksper davalı sigorta şirketinin yardımcısı konumunda olup olmadığı belirlenip, bilirkişi raporunda belirtildiği ve somut olaydan da anlaşıldığı üzere eksperin kesim sırasında bulunduğu hususu da birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususlar değerlendirilmeden ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir..
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.