Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8284 E. 2022/9092 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8284
KARAR NO : 2022/9092
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.09.2021 tarih ve 2019/530 E. – 2021/471 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firma adına 80 adet Osmaniye-Novorossky ve 5 adet Mersin-Novorossky olmak üzere toplamda 85 adet taşıma yapıldığını, bu taşımalara ilişkin her araç için 3.000,00 USD karşılığı anlaşma sağlandığını ve her taşımanın faturalandırıldığını, davalı firmadan toplam 255.000,00 USD alacak doğduğunu, davalının ödemelerinin 230.739,49 USD olduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde, davalının 85 adet faturayı kabul ve bakiye borca itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazında haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %20’den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 85 adet fatura bedelinin tamamının ödendiğini, ödemelere davacı şirketin hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, bu faturalar ile ilgili kur farkı talebi söz konusu ise bu talebin hukuka aykırı olduğunu, faturaların TL olarak düzenlendiğini, kur farkının ödeneceğine dair taraflar arasında hiçbir sözleşme olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın icra takip tarihi itibariyle davalı taraftan 23.897,00 USD miktarında alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının Hatay İcra Müdürlüğü’nün 2015/39088 takip sayılı dosyaya yaptığı itirazın iptaline, takibin 23.897 USD üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin talebi ve faiz talebinin reddine, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine hüküm altına alınmasına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanuni faizle temerrüt faizi hakkında Kanun’un 4/A maddesi uyarınca Kamu Bankalarının USD borçlarına uyguladığı en yüksek faiz oranında faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece icra takibine konu edilen döviz alacağı kısmen kabul edilmiş ve icra inkar tazminatına döviz alacağının %20 oranında hükmedilmiştir. İİK’nın 58. maddesinin açık hükmü karşısında Dairemizin devamlılık arz eden uygulamasında, alacak yabancı para olsa bile icra takibine yapılan itirazın haksız olması halinde inkar tazminatının yabancı para olarak değil borçlandırılan miktar üzerinden TL olarak verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle döviz olarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Yine, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile karar tarihindeki kur esas alınarak davalıdan vekalet ücreti ile karar ve ilam harcı tahsiline hükmedilmiş ise de, Dairemizce istikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. Bu ilkeye aykırı şekilde yabancı paranın karar tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması yerinde olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.