YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/703
KARAR NO : 2022/9482
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ : …BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23.05.2019 tarih ve 2018/261 E. – 2019/277 K. sayılı kararın davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.11.2021 tarih ve 2019/1551 E. – 2021/1333 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı … vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.12.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar (Yimpaş Holding A.Ş. İle Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. ve Tic.A.Ş.) vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu tarafından 1990 yılından itibaren Almanya başta olmak üzere birçok ülkede garanti verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin toplamda 160.000 DM karşılığında hisse senedi ile ortak olduğunu, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline her hangi bir kâr payı, faiz ve para ödemesi yapılmadığını, davalı şirketten ödenen paranın iadesi talep edildiğinde ise kendilerinin davalı tarafça devamlı suretle oyalandığını, davalı tarafça yapılan para toplama işleminin Bankalar Kanunu’na, ticaret Kanunu’na, Sermaye Piyasası Kanunu’na aykırı olduğunu, para toplama işleminin esasen izinsiz halka arz mahiyetinde olduğunu, bu durumun da bir çok resmi kurum raporu ile de ortaya çıktığını, taraflar arasındaki hukuki işlem neticesinde ortaklık ilişkisinin kurulmasının mümkün olmadığını, Yimpaş Gurubu şirket yetkililerinin yürüttükleri hukuki aykırı faaliyetler kapsamında ceza mahkemelerinde yargılandıklarını ve çeşitli cezalar aldıklarını, davalılardan …’in de şirket yönetim kurulu üyesi olması hasebiyle davacının zararından ötürü müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin davalı şirketin ortağı olmadığının tespiti ve yatırılan 160.000,00 DM karşılığı 81.806,00 euronun paranın ödendiği tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesinde belirtilen faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … İhtiyaç A.Ş. ve Yimpaş Holding A.Ş. vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, davacının davalı şirket Yimpaş Holding A.Ş. bünyesinde 1,00 TL nominal bedel üzerinden 320 adet hisse senedine sahip olan ve ortaklar pay defterine kayıtlı şirket ortağı olduğu, davalı şirketin anonim şirket olmasından kaynaklı olarak TTK 405/2. maddesi gereğince anonim şirket ortakları sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceğini, bu haliyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı açısından ortaklık akdinin gerçekleşmesi anında irade bozukluğu hallerinin bulunması hali varsa bile bu durumda engelin kalktığı andan itibaren derhal ve en geç işlem tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde davanın açılması gerekmesine rağmen eldeki davanın süresinde açılmadığı, diğer davalı … açısından ise, davacının ortaklık payının iadesi için şirket yetkisine dava açmasının mümkün olmadığı, davalı şirketin anonim şirket olması sebebi ile sermayesinin ayrı olduğu ve ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, bununla beraber davacı …’ın aynı ortaklık ilişkisine dayalı olarak Yozgat Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/645 Esas sayılı dosyası ile dava açmış olduğu, davanın konusu ve taraflarının aynı olduğu, bu davada yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, red kararının henüz tebliğe çıkmamış olması sebebiyle davanın hali hazırda derdest olduğu, açıklanan nedenlerle derdestlik itirazında bulunduklarını, bu sebeplerle davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, davanın kötü niyetli olarak müvekkilleri aleyhine ikame edildiğini, davanın ikame edilmesinden sonra bu davanın medyaya bildirildiğini, müvekkili açısından lekelenmesi amacını taşıdığını, bu konuda davacı vekili hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını, davada zaman aşımı süresinin dolmuş olduğunu, bu haliyle davanın reddini talep ettiklerini, müvekkilinin bir dönem davalı şirket yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını ancak davacının zararından müvekkiline kusur ve sorumluluk izafe edilemeyeceğini, müvekkilinin davalı … temsil ve ilzama yetkili olmadığını bu sebeplerle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalılardan Yimpaş Holding A.Ş. yönünden derdestlik sebebi ile davanın HMK 114 – 115 maddeleri gereğince usulden reddine, diğer davalılar Yimpaş Yozgat İhtiyaç A.Ş. ve … yönünden ise davanın zamanaşımı sebebi ile reddine, Yimpaş Holding A.Ş. yönünden davanın husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ile davalı … vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmişitr.
Kararı, davacı vekili ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ve dava tarihi itibariyle TBK’nın 60. maddesinde düzenlenen uzamış ceza zamanaşımı süresinin de gerçekleştiği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı … vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve davalı …’den ayrı ayrı alınmasına, 27.12.2022 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.