YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10109
KARAR NO : 2023/2189
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/171 E., 2015/525 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2015/171 Esas, 2015/525 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci ve 51 inci
maddeleri, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince erteli 10 ay hapis ve 100 gün karşılığı 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, katılan lehine dilekçe yazım ücreti verilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi, üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedildiğine ve re’sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz istemi, sabıkası bulunmadığına ve lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, ihbar üzerine Gölbaşı (Ankara) Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/68 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden Hakan İletişim isimli iş yerinde yapılan aramada 50 adet cep telefonu ve 37 adet cep telefonu bataryası ele geçtiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında ele geçen kaçak eşyayı toptancıdan aldığını, cep telefonu alım satımı yaptığını ve pişman olduğunu beyan etmiştir.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
4.Ele geçen cep telefonlarına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Mobil Cihaz Kayıt Sistemi sorgulama sonuçları ile bilirkişi raporu dosya arasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
2.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Kendisini vekil ile temsil ettiren Gümrük İdaresi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması, isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2015/171 Esas, 2015/525 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.