Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10012 E. 2022/13778 K. 07.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10012
KARAR NO : 2022/13778
KARAR TARİHİ : 07.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, aksi yöndeki kurum işleminin iptali ile davacının yaşlılık aylığına ilk başvurudan itibaren hak kazandığının ve fark aylıklar ile faizlerinin hüküm altına alınması talebine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın ortadan kaldırılmasına, davacının davasının dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, 16.05.2007 tarihinde ilk doğumunu ve 24.08.2008 tarihinde de ikinci doğumunu yaptığını, 5510 sayılı Kanun’nun 41/1-a bendinde düzenlenen analık borçlanması hakkından yararlanmak üzere Kuruma başvurduğunu, Kurumun 5.999,62 TL doğum ve analık borçlanma bedelinin ödemesini istediğini, ödemeyi yaptığını, emekliliğini beklerken Kurum çalışanının iki doğum arasındaki süreyi sehven 489 gün olarak kayıtlara geçmesi sebebiyle çalışma gün sayısının 3 gün eksik kaldığını, emekliliğe hak kazanabilmesi için eksik kalan 3 günlük sigortalılık süresini de tamamlaması gerektiğinin bildirilmesi üzerine üç gün daha sigortalı olarak çalışarak eksik gün sayısını tamamladığını, ama 8 ay sonra emekli olabildiğini, ilk başvurusunun reddine dair işleminin iptali ile ilk başvuru tarihinin emekliliğe hak kazanma tarihi olarak tespitine, yoksun kaldığı emekli aylıklarının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile;
1-31/08/2016 tarihli davacının ilk emeklilik tahsis talebinin reddine ilişkin kurum işleminin iptali ile,
A)Davacının kuruma ilk başvuru tarihi olan 31/08/2016 tarihinin emekliliğe hak kazanma tarihi olarak tespiti ile yaşlılık aylığının 01.09.2016 tarihi itibariyle bağlanması gerektiğinin tespitine,
B) Davacının, 2016/9-2017/3. ay arası yaşlılık aylıklarının (2016/09, 2016/10, 2016/11, 2016/12, 2017/01, 2017/02, 2017/03. aylara ilişkin aylıklar olmak üzere),| her bir aya ait ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “davacının aynı talepler hakkında, aynı kişi aleyhine, Bergama 1 inci Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/194 esas sayılı dava dosyasında dava açtığı, söz konusu davanın istinaf incelemesi aşamasında bulunduğu 18/02/2019 tarihinde aynı taraf aleyhine, aynı gerekçe ile aynı talep sonucunu içerir iş bu davanın açıldığı, davalının 01/03/2019 tarihli cevap dilekçesi ile derdestlik dava şartının bulunmadığından bahisle itirazda bulunulduğu, ilk derece mahkemesinin 03/10/2019 tarihli celsede dava şartlarına ilişkin bir eksikliğin bulunmadığının tespit edildiğinden bahisle yargılamaya devam kararı alınmasına karşın Bergama 1 inci Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/194 esas sayılı dava dosyasının o tarih itibariyle halen derdest bulunduğu, davalının istinaf dilekçesinde de ilk sebep olarak derdestlik itirazının dikkate alınmadığını dillendirdiği görülmektedir. Yani davalı başından itibaren derdest davanın bulunmamasına dair dava şartının gerçekleşmediğini tüm aşamalarda dile getirmiş bulunmaktadır. Davalı tarafın derdest davanın bulunduğuna dair itirazının hiç dikkate alınmadığı bir yargılamada, dava devam ederken iş bu dava şartı eksikliğinin kendiliğinden sona erdiğine dair kabul davanın savunmasının dikkate alınmayarak hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği sonucunu doğuracağından kabul edilebilir değildir. Dava şartının eksik olduğu iş bu davada davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının hüküm altına alınması isabetsiz olmuştur.” gerekçesiyle
1-Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nden verilen 13.01.2022 tarih, 2019/36 Esas ve 2022/22 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, davacının davasının dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararların derdestlik itirazının konusu olamayacağını, Hukuk Genel Kurulunun 18.09.1996 Tarih, 1996/19-461 E. ve 1996/607 K. sayılı kararında davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar kesinleştikten sonra davanın derdest olmaktan çıkacağına karar verildiğini, bu yönde pek çok yüksek yargı kararları da mevcut olduğunu, davanın açılmamış sayılmasına dair kurulan hükmün kesinleşmesi de gerekmediğini, hüküm kesinleşmese de derdestlik itirazında bulunmanın hukuken imkansız olduğunu, istinaf mahkemesinin hatalı hüküm kurduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Kurum aleyhine 18.07.2017 tarihinde açılan Bergama 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/194 esas sayılı dava dosyasında davacı …, dava dilekçesinde, eldeki dava ile aynı talep sonucunu ileri sürmüş, ancak İlk derece Mahkemesince 20.06.2018 tarihinde HMK 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, Bölge Adliye Mahkemesince, 10.09.2019 tarihinde, vekalet ücreti yönünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın ortadan kaldırılmasına, HMK 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar tarafların temyiz etmemesi üzerine 08.10.2019 tarihinde kesinleşmiş, eldeki dava 18.02.2019 tarihinde açılmıştır.
Aksi yöndeki kurum işleminin iptali ile davacının yaşlılık aylığına ilk başvurudan itibaren hak kazandığının ve fark aylıklar ile faizlerinin hüküm altına alınması için açılmış işbu davada, Bölge Adliye Mahkemesince, Bergama 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/194 esas sayılı dava dosyasında aynı olay sebebiyle Kurum işleminin iptali talep edidiği, dolayısıyla aynı davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte olduğu (derdestlik) gerekçesiyle, HMK’nın 114. maddesinden bahisle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de;
Derdest olduğu belirtilen davanın (2017/194 -2018/298) açılmamış sayılmasına karar verildiği, tarafların temyiz etmemesi üzerine kararın kesinleştiği belirgindir. Davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karar olup, davacı davasını takipten vazgeçmiş ve terk etmiş sayılacağından, dava açılması ile meydana gelmiş sonuçlar ortadan kalkmıştır ve yeniden açılması mümkündür.
Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince, işbu davanın esasına girilerek yapılacak yargılama ile sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi’nce verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 373/2.maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2022 gününde karar verildi.