YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9237
KARAR NO : 2023/879
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 24 ada 33, 56 ve 111 parsel sayılı taşınmazlar tapuda davalı adına kayıtlıdırlar.
2. Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; … Mahallesi çalışma alanında bulunan 24 ada 33, 56 ve 111 parsel sayılı taşınmazların orman tahdit sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2013 tarihli ve 2011/296 Esas, 2013/527 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların orman kadastro sınırları içinde kaldığı kabul edilerek, davanın kabulüne, dava konusu 24 ada 33, 56 ve 111 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.04.2014 tarihli ve 2014/1707 Esas, 2014/4565 Karar sayılı kararıyla yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm tesisine yeterli ve elverişli olmadığı, bu nedenle yörede yapılan tüm tahdit tutanakları dosya arasına alındıktan sonra yapılacak keşif sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 1949 yılı orman tahdit sınırları için kalan orman sanılan yerlerden ve eylemli olarak orman sahaları olduğu, sahaların tamamında tam kapalılıkta kızılçam ağaç topluluğu bulunduğu ve bu yerlerin 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. maddesine göre de orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, dava konusu 24 ada 33, 56 ve 111 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescillerine, alınması gereken 65.011,99 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 48.758,24 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … İdaresi vekili, Orman Genel Müdürlüğünün harçlardan muaf olduğunu açıklayarak, hükmün bu yönüyle bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı … vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının Yargıtay bozma ilamında gösterilen usul ve yönteme uygun olmadığını, 1949 yılında yapılan orman tahdit sınırlarının zeminde bulunmadığını, 1976-1979 yıllarında yapılan orman kadastrosu sınırlarının belirlenmeye çalışıldığını, tahdit tutanağında adı geçen kişiler ve taşınmazlarının gösterilmediğini, usulüne göre bir inceleme yapıldığı taktirde davalının taşınmazlarının tahdit dışında kalacağının anlaşılacağını, taşınmaz üzerinde bulunduğu söylenen kızılçam ağaçlarının sonradan oluştuklarını ve 20-25 yaşlarında olduğunu, kesinleşen arazi kadastrosundan sonra yapılan orman kadastrosu ikinci kadastro niteliğinde olduğundan sonuçlarıyla birlikte geçersiz sayılacağından, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları, oluşacak duruma göre davacı lehine tapu kayıtlarının iptali ve tescile karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428, 439/2 nci maddeleri, 7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Davalı … vekilinin temyiz itirazları yönünden; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazları yönünden; İlk Derece Mahkemesince yargılama harçlarının davacı … İdaresinden alınmasına karar verilmiş ise de karardan önce 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile …, 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre alınan harçlardan, bu Kanun’da belirtilen görevleri kapsamında düzenlenen kâğıtlar sebebiyle damga vergisinden ve tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaftır, hükmü gereğince Orman İdaresi aleyhine harçlara hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, İlk Derece Mahkemesi kararının aşağıda belirtilen kısmının 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı … İdaresi vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “Alınması gereken 65.011,99 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 48.758,24 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davacı … İdaresinden alınan peşin harcın iadesine ve harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.