YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9689
KARAR NO : 2023/999
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gelibolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2012/160 Esas, 2013/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
2.Gelibolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2012/160 Esas, 2013/191 Karar sayılı kararının 06.01.2014 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde sanığın denetim süresi içinde 21.02.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve Gelibolu Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, mahkumiyetinin 08.07.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2015 tarihli ve 2015/599 Esas, 2015/903 Karar sayılı kararı ile açıklandığı anlaşılmıştır.
3.Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2015 tarihli ve 2015/599 Esas, 2015/903 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2015 tarihli ve 2015/599 Esas, 2015/903 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.09.2021 tarihli ve 2019/13914 Esas, 2021/5723 Karar sayılı kararı ile, sanığa atılı suçun ne olduğu ve sübut delilleri irdelenmeksizin yalnızca hükmün açıklanmasının koşullarının oluştuğuna yönelik tartışma içerir ancak delil tartışılması içermeyen kararla gerekçesiz olarak hükmün kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli 2021/785 Esas, 2022/541 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.10.2022 havale tarihli ve 2022/129239 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1.Sanığın dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğine, sanığa isnat edilebilecek bir suç bulunmadığına,
2.Hüküm açıklanırken mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasında yer alan “…cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” hükmüne riayet edilmemesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğine,
3.Re’sen gözetilecek hususlara
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Müteveffanın sevk ve idaresindeki motosiklet ile tali yoldan anayola çıkarken anayoldan geçen araca yol vermemek şeklindeki kusuru ile 2918 sayılı Yasanın 84/1-h maddesinde düzenlenen kuralı ihlal ettiği, müteveffanın bu kusurlu davranışı ile trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, sanık …’ın sevk ve idaresindeki aracı ile Gelibolu’dan Eceabat istikametine seyir halinde iken Sütlüce köyü girişindeki kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı, bu suretle 2918 sayılı Yasanın 52/1-a maddesinde düzenlenen kuralı ihlal ettiği ve tali kusurlu olduğu tespit edilerek sanığın cezalandırılmasına ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle Gelibolu Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/191 Esas 2015/794 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın 08.07.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
2…. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 23.04.2012 tarihli ölü muayene tutanağında …’in künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu öldüğü tespit edilmiştir.
3.Kaza tespit tutanağında, 23.04.2012 günü, meskun mahal dışında, gündüz vakti, ölen sürücü …’in idaresindeki motosiklet ile Sütlüce köy girişi karşısında bulunan bahçe yolundan çıkarak yolu dikine bölerek Sütlüce istikametine geçmek istediği esnada Gelibolu istikametinden gelip Eceabat istikametine seyreden sanık … idaresindeki otomobil ile yol kenar çizgisinin hemen dışında çarpışmaları neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşunda ölen sürücü …’in asli kusurlardan olan kavşaklarda geçiş önceliğine uyma kuralını ihlal ettiği, otomobil sürücüsü sanık …’ın ise diğer kusurlardan olan kavşağa yaklaşırken … hızını azaltma kuralını ihlal ettiği tespit edilmiştir.
4.Mahallinde yapılan keşif sonucu trafik bilirkişi tarafından düzenlenen 10.12.2012 tarihli raporda ; sanık …’ın aracın hızını kavşağa yaklaşırken azaltma kuralını ihlal etmesi nedeniyle tali kusurlu, ölen …’in ise kavşakta geçiş önceliğine uyma kuralını ihlal etmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
5…. Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 02.04.2013 tarihli raporda kusur dağılımı ;
“1.Müteveffa sürücü …’in motorsikleti ile tali yoldan ana yola gireceği sırada sağ tarafından gelen araçları ve mevcut trafik işaret levhasını dikkate alarak ilk geçiş hakkın ana yoldan sağ taraftan gelen araçlara vermesi gerekirken ilk geçiş hakkını sağ taraftan anayoldan gelen … sürücüsüne vermediği, sanığın istikamet şeridini kapattığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurludur.
2.Sanık sürücü …’ın kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığı olayda dikkate ve özen yükümlüğüne aykırı davranışı ile tali kusurludur.” şeklinde belirtilmiştir.
7.Sanık savunmasında beraatini talep etmiş olup aksi kanaat olması halinde hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.
8.Ölenin yasal mirasçıları olan …, …, … ve … sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Dosya içeriğine göre; gündüz vakti, meskun mahal dışında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile iki yönlü devlet yolunda sağ şeritte seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde istikametine göre sol taraftaki bağ yolundan çıkarak yolun karşısına geçmek isteyen motosiklet sürücüsüne yolun sağ kenar çizgisi dışında çarpması sonucu motosiklet sürücüsünün künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu öldüğü olayda, sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca araçların hızlarını kavşaklara yaklaşırken azaltma kuralını ihlal etmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin, sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmadığına, illiyet bağının koptuğuna, sanığa atfedilebilecek herhangi bir suç bulunmadığına dair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklinde düzenlenen 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin 11 inci fıkrasında; denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlemin, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibaret olduğu, “Mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” hükmünün ise, şartları oluşmadığından sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün değişiklik yapılmadan açıklanmasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddeesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C.Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli 2021/785 Esas, 2022/541 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (B) bendinin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli 2021/785 Esas, 2022/541 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hükmün hak yoksunluğuna ilişkin yedinci paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.