YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3394
KARAR NO : 2023/739
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sonucunda … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacılar muris … … adına kayıtlı bulunan eski 2043 parsel sayılı 2200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 535 ada 34 parsel numarasıyla ve 2.053,65 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 2049 parsel sayılı 1230 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 535 ada 33 parsel numarasıyla ve 1.279,88 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2.Davacılar vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait taşınmazın sınırının yanlış belirlendiği ve yanlışlığın davalıya ait 535 ada 33 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddia ederek yanlışlığın düzeltilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.11.2014 tarihli ve 2014/212 Esas, 2014/1098 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2015/20401 Esas, 2017/9214 Karar sayılı kararıyla Mahkemece, çekişmeli taşınmazlara ait arazi kadastrosu sırasında düzenlenen çekişmeli taşınmaz ve komşularını gösterir pafta haritası, ölçü krokisi, hesap cetveli, ölçü cetveli, arazi kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilmediği, fen bilirkişisinin taşınmazın tesis kadastrosu sırasındaki ve uygulama kadastrosu sırasındaki durumunu net olarak ortaya koymayan, denetime elverişsiz ve soyut raporlarına itibar edilerek hüküm kurulmadığı; doğru sonuca ulaşılabilmesi için; harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine değinilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yenileme ekibince davacıya ait 535 ada 34 parselin davalılara ait aynı ada 33 parselle olan ortak sınırının yenileme yönetmeliğinin 20 inci Maddesinin (3) bendine göre sabit sınır olarak kabul edilmesinin doğru bir uygulama olmadığını, taraflar arasındaki müşterek mülkiyet sınırının 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22 inci Maddesinin (a) bendi gereğince yapılan uygulama çalışmalarında sabit sınır olarak yapılan sınırlandırma ve ölçümün hatalı olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda hatalı değerlendirme yapıldığını iddia ederek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 22-a maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.