Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/922 E. 2023/134 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/922
KARAR NO : 2023/134
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/322 Esas, 2018/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2019/740 Esas, 2019/1311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; tüm dosya kapsamınca elde edilen deliller çerçevesinde sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi, adlî raporlar ve mağdure beyanları bir bütün halinde incelendiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkindir.

2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, sanığın çelişkili beyanının olduğu, adlî raporların mağdureyi doğruladığı bu sebeple kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.

3. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, suçun sübut bulduğuna, bu sebeple mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile mağdurenin sevgili oldukları, olay tarihinde araçla dolaştıkları, aralarında bir tartışmanın olduğu, sanığın mağdureyi zorla araca bindirdiği, araçta darp ettiği, belli süre gezdikten sonra araçla tenha bir yere gittikleri, burada sanığın mağdure ile zorla cinsel ilişkiye girdiği iddialarıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.

2. İlk Derece Mahkemesince, aracın kapısı kilitli de olsa içeriden açılabileceği, sanığın katılanın üzerini soyduktan sonra amacını anlayabileceği, sanığın araçtan çıkıp eşyaları bagaja koyarken arka koltukta sanığın gelmesini beklemesinin doğal bir tepki olmadığı, katılanın kolunu ve başını kaldıramayacak şekilde darp ve cebre maruz kalmasından sonra sanığın kuzeniyle vakit geçirip beraber yemek yedikleri, gezdikleri, akabinde böyle bir cinsel saldırıya uğradığı, bununla bitmeyip sanığın diğer kuzeni ile buluşup yine yemek yiyip başka cafeye gittikleri, fotoğraflar çekindikleri, kaldı ki katılanın sanığın cinsel saldırı eylemi gerçekleştirmeden hemen önce gülerek selfie çektiğini de söylediği, katılanın sürekli kalabalık içerisinde bulunduğu, katılanın bir gün içerisinde yaşadığı travmaların belirtilerinin sanığın kuzenleriyle cafelerde gezmek, yemek yemek, eğlenmek ve bunları fotoğraflamak şeklinde göstermesi hayatın olağan akışına uygun olmadığı, diğer bir yandan cinsel saldırı eyleminin anal veya vajinal yoldan olup olmadığı hususunda dahi tereddüt hasıl olduğu, böyle bir saldırıya maruz kalan bir kadının bu hususu karıştırmasının ya da unutmasının mümkün olmadığı, sanığın arabasında sanığa ait meni bulunmuş olsa dahi, tüm bu çelişkiler ve olağan dışı beyanlar karşısında cinsel saldırının gerçekleştiği olgusunun şüphede kaldığı ya da katılanın bu eyleme ilişkin rızasının olabileceği

hususunu da akla getirdiği, diğer bir ifadeyle sadece araçta meni bulundu diye oluşan şüphelerin hepsini bertaraf edemeyeceği gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmeyip Tebliğnamenin bozma yönündeki görüşüne de iştirak olunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2019/740 Esas, 2019/1311 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.