YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13546
KARAR NO : 2022/16012
KARAR TARİHİ : 14.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı, davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin davalılar nezdinde 2013 yılı Ocak ayı ile 2020 yılı Ocak ayı (mülkün satış tarihi) arasında 4/a sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile eksik ödenen sigorta primlerinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … vekili, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin açık ve net olmadığını, müvekkilinin işveren sıfatı bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davacının davalıya ait arazide işgalci sıfatı ile bulunduğunu, müvekkili ve davacı arasında iş ilişkisinde gereken iş sebebiyle emir ve talimat verme ve ücret ödeme hususlarının hiç olmadığını, davacının kendi adına tarım ve hayvancılık işi ile uğraştığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davalı ile aralarında iş ilişkisinin bulunmadığını, davacının 19.05.2015 – 30.09.2017 tarihleri arasında … sigorta ödemelerinin bulunmadığını, 4/a sigortalığının tespitini talep etmesinin mümkün olmadığını, söz konusu taşınmazın satın alındığı dönemde davacının bu arazide yaşadığını, maddi durumunun olmadığını ve kendi adına tarım ve hayvancılık ile uğraştığını, davacı ve ailesine kendilerine yer bulana kadar arazide yaşaması için izin verildiğini, davalının yurtışında yaşamasını fırsat bildiğini ve bu nedenle işgalci olduğunu, arazinin davalı …’e ait olmadığını, 2017 yılında boşandığı eski eşi olan diğer davalıya ait olduğunu, davacıya maaş ödemesi adı altında gönderilen herhangi bir ödemenin olmadığını, davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil … Başkanlığı vekili, Kurum kayıtlarında çalışmanın geçtiği iddia edilen davalılar … ve … adına herhangi bir işyeri kaydının olmadığının tespit edildiğini, 2013/Ocak ile 2020/Ocak tarihleri arasında 4/a sigortalı çalıştığının tespitini isteyen davacının 19.05.2015-30.09.2017 tarihleri arasında … kaydı bulunduğunu, davacının tespitini istediği bazı dönemlerde “hukuki yararı” bulunmadığını, kamu düzenine ilişkin bu tür hizmet tespiti davalarında çalışma iddiasının resmi belgelerle ispatlanması gerektiğini, yazılı deliller mevcutken bu belgelerin aksi ile ilgili olarak tanık anlatımlarına başvurulamayacağını, fer’i müdahil sıfatı bulunan Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece “1-Davanın kısmen kabulü ile; … TC Kimlik nolu, … s.sicil numaralı davacı …’in, davalı Kurumda tescilsiz, davalılar …’e ait Denizli Mah. 16. Sok. No.5B Urla/… adresinde bulunan taşınmazda bekçi, bahçıvan olarak hizmet akdine istinaden asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz 22.07.2013 – 20.11.2019 tarihleri arasında 2280 gün çalıştığının bu çalışmalarının davalı …’na bildirilmediğinin tespitine, davacının fazlaya yönelik taleplerinin reddine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, A) 1-… 16. İş Mahkemesi’nin 29/03/2022 tarih, 2020/161 E. ve 2022/161 K. sayılı kararının kaldırılmasına yönelik davalı … vekili, davalı … vekili ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı yasanın 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine, B) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, … 16. İş Mahkemesi’nin 29/03/2022 tarih, 2020/161 E. ve 2022/161 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,
1.1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, … TC Kimlik nolu, … s.sicil numaralı davacı …’in, Kurumda tescilsiz, davalılar … ve …’e ait, Denizli Mah. 16. Sok. No.5B Urla/… adresinde bulunan taşınmazda, hizmet akdine istinaden, dönemin asgari ücreti ile, sürekli ve kesintisiz, 22.07.2013 – 20.11.2019 tarihleri arasında 2280 gün çalıştığının tespitine, davacının fazlaya yönelik taleplerinin reddine,” dair hüküm kurulmuştur.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı … vekili, davacı ile aralarında herhangi bir iş ilişkisinin bulunmadığını, bilirkişi raporundaki dayanaksız tespitler ile hüküm kurulduğunu, Urla İlçe … Müdürlüğü yazı cevabında 2007-2017 tarihleri arasında davacının büyükbaş hayvancılık işletmesi kaydının bulunduğunu, davacı tanıklarının da davacının yakın çevresine süt sattığını ve 2019 yılına kadar faaliyetine devam ettiğini bildirdiklerini, davacının dava dilekçesinde sadece bekçi olarak çalıştığını iddia ettiğini, dava konusu arazinin satın alındığı tarihte davacının bu arazide ailesi ile birlikte yaşadığını ve kendilerine yer bulana kadar arazide kalmalarına izin verildiğini, dinlenen tanıkların davacının arkadaşları ya da akrabası olduklarını, davacıdan duydukları kadarı ile tanıklık yaptıklarını, davacının 22/07/2013-20/11/2019 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı şeklindeki tespitin hatalı olduğunu beyanla belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı … vekili; davalı tanıklarının ifadelerinin dikkate alınmadığını, uzman görüşü ve bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için tekrar bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini mahkemece bu talebin dikkate alınmadığını, davacının 19.05.2015 – 30.09.2017 tarihleri arasında isteğe bağlı sigorta yaptırdığını, sigortasız çalıştığının tespiti için başvuruda bulunmadığını, ücret ödemesinin hizmet sözleşmesinin kurucu unsuru olduğunu, davacıya herhangi bir ücret ödemesinin yapılmadığını, dosyaya sunulan banka dekontları incelendiğinde paranın dava dışı üçüncü kişi olan … …’in hesabına yatırıldığını, davalı …’in işveren vekili sayılmasının mümkün olmadığını, dava konusu arsanın davalı adına ekonomik bir kazanç oluşturmadığını bu nedenle buranın işyeri sayılmasının mümkün olmadığını belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Fer’i müdahil Kurum vekili; davalı …’in işveren sıfatının bulunduğunu, davacının çalıştığının tespitine tanık beyanları ile karar verildiğini, dava konusu dönemin üzerinden uzun zaman geçtiğini tanıkların davacının çalışması ile bilgileri hafızalarında eksiksiz tutabilmelerinin mümkün olmadığını, davacının iddiasını yazılı belgelerle kanıtlaması gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Somut olayda, taraflar arasında davacının 22.07.2013 tarihinden itibaren söz konusu bu taşınmazda ikamet ettiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının 2013 Ocak ile 2020 Ocak (mülkün satış tarihi) arasında davalılara ait arazide bekçi olarak hizmet akdiyle çalışıp çalışmadığı noktasındadır. Davalı Kurum kayıtlarında; … TC Kimlik nolu, 23.11.1964 doğumlu davacı …’in, ilk kez dava dışı işyerinden verilen ilk işe giriş bildirgesine istinaden 22.11.1983 tarihinde … ss numarası ile tescil edilmiş olup, davacı adına davalılar …, … işyerinden davacı adına işe giriş bildirgesi bulunmadığı gibi davalılar adına tescilli bir işyeri de bulunmamaktadır. Davacının HDC’de; dava konusu dönem olan 2013/Ocak/ 2020/Ocak dönemde; 19.05.2015- 30.09.2017 tarihleri arasında … … no ile … olup, bunun dışında başkaca çalışmasının bulunmamaktadır. Dosyada mevcut belgelere göre; söz konusu 3 adet taşınmazın davalı 22.07.2013 tarihinden 20.11.2019 tarihine kadar davalı …’in malik olduğu ve taşınmazların . … altı mevkinde bulunan 6.572,00 m2 … ağaçlı tarla, Denizli Mah. Kocadere Yakayık mevkinde bulunan 523,00 m2 meyve ve sebze bahçesi ile 210 m2 avlulu kargir ev olduğu, ve davalılar … ile Birol Yiğitler 11.10.2017 tarih (02.11.2017 kesinleşme tarihli) , 2017/676 E, 2017/682 K.sayılı Boşanma ilamı ile boşandıkları görülmektedir. Urla İlçe Tarım Orman Müdürlüğü tarafından gönderilen; davacının … Bilgi Sistemi Türkvet Kayıt Sisteminde; Denizli Mahallesinde 21.05.2007- 22.11.2017 tarihleri arasında … numaralı büyükbaş hayvancılık işletmesi kaydının bulunduğu ve davalılar tarafından sunulan … …’e ait olduğu beyan edilen internet sitede aldığı 2019/7-8 aya ait kurbanlık kuzu satışı ilanına göre davacının davalıya ait taşınmazda … baktığı anlaşılmakta ise de, davacının davalılara ait büyük baş veya küçük baş … baktığı yönünde bir iddiasının bulunmadığı, arazinin bakımı ve bekçiliğini yaptığını iddia etmiştir.
Davacının davalılara ait arazi üzerindeki evde ailesi ile birlikte oturduğu, … ve sebze bahçelerine ve araziye baktığı, 2013 yılından 2020 yılında satılana kadar bekçi olarak çalıştığı, ailesi ile beraber yaşadıkları bu yerin ve evin bakımı ile temizliğini yapıp, araziye yabancıların, hayvanların girmesine izin vermediği, ayrıca davalıların burada kalan köpeklerine baktığı iddia edilmiş ise de, dinlenen tanık beyanlarında ve davalı beyanlarında davacının “… …” olarak tanındığının belirtilmesi, davacının oğlu … da bu yerde adaklık kurbanlık satışı yaptığına dair internet belgelerinin bulunması karşısında, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında mahkemece, çalışmanın niteliği üzerinde durulmalı, hizmet akdinin kim tarafından yerine getirildiği ortaya konulmalı, hizmet akdinin varlığının kabul edilse de aile yaşamı ile iş yaşamının iç içe geçmesi göz önüne alınarak, davalılara davacının mesaisinin günde ne kadarını hasrettiği yaptığı işlere göre belirlenip, çalışmanın kısmi olup olmadığı değerlendirilmeli, buna göre davacının kısmi zamanlı çalışma durumunun günlük çalışma saatine göre (4857 sayılı İş Kanununun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) haftalık ve aylık çalışma süresinin kaç gün olduğu açıkça belirlenmeli, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin kararı kaldırılmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.