Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8997 E. 2023/200 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8997
KARAR NO : 2023/200
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; navlun komisyonculuğu yapan müvekkili şirketin, ihracatçı şirketler ile taşıma şirketleri arasında aracılık görevi yaptığını, bu kapsamda asıl taşıyanın davalı … Line firmasına ait konişmento ile DS Abılıty Gemisi ile Semarang Limanı’ndan Ambarlı Limanı’na taşınan konteynerin taşıma sırasında ıslandığından bahisle alıcı dava dışı Barma Dış Ticaret ve Turizm A.Ş’nin sigortacısı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. tarafından müvekkili şirket hakkında İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/16 E. sayılı dosyası ile 21.243,64 TL bedelli tazminatın rücuen tahsili için dava açıldığını, navlun komisyonculuğu yapan müvekkili şirketin dava konusu hasar iddialarından sorumlu bulunmadığını ileri sürerek davanın kabulüne, İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/16 E. sayılı dosyası neticeleninceye kadar bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin taşıyan olmadığını, davaya konu taşıma nedeniyle acentelik hizmeti verip vermediğinin sabit olmadığını, dava konusu taşımayı yapan gemilerin denize, yüke ve yola elverişli olduğunun sabit olduğunu, yüklenenin üzerinde iddia olunan hasarların sebebinin tam olarak tayin ve tespitinin gerektiğini, müvekkilinin acentelik hizmeti dahi verip vermediğinin belli olmamasına rağmen asaleten dava açılmasının mümkün olmadığını, davaya konu hasara ilişkin ihbar yapılmadığını, talebin haksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 26.03.2015 tarihli ve 2014/1268 E., 2015/136 K. sayılı kararı ile dava dışı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. tarafından İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/828 E. sayılı dosyası ile Arfor Taşıma Hizmetleri A.Ş. hakkında dava açıldığı ve bu dosya ile 21.243,64 TL tazminat talebinde bulunulduğundan bahisle bu dosyanın bekletici mesele yapılmak suretiyle davanın kabulünün talep edildiği, ancak huzurdaki bu davanın erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş davacı vekilnce temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.06.2020 tarihli ve 2019/468 E. ve 2020/2990 K. sayılı kararıyla davanın açılış biçimi ve zamanı açısından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 1188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddinin doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile dava açılmasına dayanak olan kararın davacı lehine kesinleşmiş olduğu, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, davanın açılmasında 6102 sayılı Kanun’un 1188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hukuki menfaati bulunan davacının, dava açılmasına sebebiyet vermemesi ve hak düşürücü süre bakımından dava açmakta hukuki menfaati olduğundan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına vekalet ücretine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürerek yargılama giderlerinin tümünün davacı taraf üzerinde bırakılması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Uyuşmazlık, taşıma sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun’un 1188 inci maddesinin üçüncü fıkrası

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.