YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5593
KARAR NO : 2023/174
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ : …. Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında düzenlenen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesini davalının kefil sıfatı ile imzaladığını, borçlunun kredi ödemesinde temerrüde düşmesi nedeniyle hesabın kat edilip asıl borçlu ve kefillere ihtarname gönderilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine asıl borçlu ve kefiller hakkında Isparta 2. İcra Müdürlüğünün 2015/4411 E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında 19.09.2008 tarihinde ve 05.11.2010 tarihinde düzenlenen sözleşmeleri müvekkilinin kefil sıfatıyla imzaladığını, 05.11.2010 tarihli sözleşmede 19.09.2008 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğunun yazıldığını, davalının imzaladığı 19.09.2008 tarihli sözleşmeden kaynaklı kredinin kapatıldığını, davacı bankanın alacağının bu tarihten sonra müvekkilinin kefalet imzasını içermeyen 18.06.2013 tarihli sözleşmeden kaynaklandığını, bu sözleşme ile önceki sözleşmelerin sona erdirildiğini, banka tarafından gönderilen ihtarnamede alacağın hangi krediden kaynaklandığının belirtilmediğini savunarak davanın reddi ile %20’den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bankacı bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda davanın kabulü ile Isparta 2.İcra Müdürlüğünün 2015/4411 E. sayılı takip dosyasında davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı (80.000,00 TL) üzerinden hesap edilecek %20 oranında inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl borçlu şirket hisselerini devredip şirket ile ilişkilerini sonlandırdığını, bankanın müvekkilinin bilgisi dışında banka ile şirket arasında 18.06.2013 tarihli ve bu sözleşmeye ek olarak yapılan 02.09.2013 tarihli kredi sözleşmelerini düzenlediğini, müvekkilinin bu kredi sözleşmeleri ile ilgili kefaletinin ve imzasının bulunmadığını, sözleşme ile önceki sözleşmeler arasında bağlantı kurulmadığını, bankanın alacağının dayanağı sözleşmelerde imzası bulunmayan davalının banka alacağından sorumlu olmayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile banka tarafından davalı ve asıl borçlu ile diğer kefile 20.08.2015 tarihli hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, dava dışı şirket ile banka arasında 18.06.2013 tarihinde imzalanan sözleşmede davalının imzasının bulunmadığı gibi davalının kefil olduğu önceki sözleşmelere de atıf yapılmadığı, 18.06.2013 tarihli sözleşmede ve bu sözleşmenin limitinin arttırılmasına ilişkin 02.08.2013 tarihli sözleşmede önceki sözleşmelerin limitlerinin artırımı yoluna gidilmeyerek dava dışı şirkete davalının sorumlu olmadığı yeni bir kredi hesabının açılmış olduğu, davacı bankanın ikinci bir kredi sözleşmesini imzalamasına rağmen bu durumdan davalıya bilgi vermediği, banka alacağının davalının imzasını içermeyen sözleşmeden kaynaklandığı, bu haliyle davalının imzasını içeren sözleşmelerden kaynaklı kefalet sorumluluğundan kurtulmuş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu kredi borcundan davalının sorumlu olduğunu, dava dışı borçlu ile davacı banka arasındaki süresiz kredi sözleşmesinde davalının müteselsil kefil durumunda olduğunu, cari hesap şeklinde yürüyen bir borç ilişkisi bulunduğundan kredi borcunun bir tarihte tamamen ödenmiş olması ya da yeni sözleşmeler tesis edilmesinin kredi sözleşmesini sona erdirmeyeceğini, bu ödemeden sonra borçluya yeni bir kredi kullandırılmasının yeni bir borç ilişkisi niteliğinde olmadığını, hükmün usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek ve re’sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temlik alan davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temlik alan davacı … Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği hâlinde temyiz eden davacı … Yönetim A.Ş.’ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.