Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/5870 E. 2023/1147 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5870
KARAR NO : 2023/1147
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

BOZMA ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/644 E., 2021/27 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 304 üncü maddesi gereğince temyiz incelemesi sonrasında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2018 tarihli ve 2017/469 Esas, 2018/129 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin

dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/2271 Esas, 2019/65 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesi “5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 9 yıl 9 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılırken 7 yıl 13 ay 15 … yerine 8 yıl 1 ay 15 … hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedildiği” belirtilerek hükmün 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 18.09.2019 tarihli ve 2019/2868 Esas, 2019/5357 sayılı kararı ile sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesi “toplanan delillerin suçun sübuta erdiği hususunda vicdani kanaatin oluşmasına yeterli olduğu belirtilerek; yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesine aykırı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, suç tarihinin hatalı gösterilmesi, örgüte müzahir gazete ve dergi aboneliğinin örgütsel faaliyet kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi ve adli emanete kayıtlı bir kısım eşya hakkında karar verilmemesi” nedenleriyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2019/644 Esas, 2021/27 sayılı bozma üzerine verdiği kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.02.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın 2009 yılından sonrasına ilişkin örgütsel bir eyleminin ortaya konulamadığı gibi tanık beyanlarının da bu doğrultuda olduğuna, sanığın 2014 yılı Mart ayında gerçekleşmiş olan seçimlere “Bağımsız Belediye Meclisi Üyesi Adayı” olarak katılmasının ve muhalif söylemde bulunmasının örgütsel faaliyet kapsamında olmadığına, sanığın mahkeme gerekçesinde yer alan sosyal medya paylaşımları nedeniyle sanık hakkında ayrıca yapılan yargılamada beraat kararı verilmiş olduğundan aynı eylemlerinin bu yargılamada delil olarak gösterilmesinin yasal olmadığına, suçun unsurlarının somut olay itibariyle oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın … il yapılanması içinde yer aldığı, örgüt üyeleri ile irtibatlı olduğu, sanığın örgüt ideolojisinin aşılanması, örgüte eleman kazandırılması ve örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantılarda burs, himmet, kurban parası adı altında paralar toplandığı, toplanan yardım paralarının elden alındığı, herhangi bir kayıt tutulmadığı, kendisinin de bu kapsamda destek olduğunun değerlendirildiği, sosyal medya üzerinden kendi yaptığı paylaşımlar ile yapılan paylaşımları paylaşmak suretiyle örgüt ideolojisi ve örgüt talimatları doğrultusunda hareket ettiği, örgütün stratejisi çerçevesinde propaganda ve finansal kaynak sağlamak için düzenlediği moral motivasyon artırmak amacıyla gezi adı altında kamufle ettikleri haklarında yine örgüt üyeliği soruşturması bulunan ve haklarında dava açılan kişilerle birlikte yurt dışı seyahatleri düzenledikleri ve bu yurt dışı gezilerine örgüte üye olduğu iddia edilen kişilerle birlikte katıldığı kabul edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

2. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre;

… ilinde esnaf olan, örgütün … ili esnaf yapılanması içerisinde yer alan, örgütsel sohbet adı altındaki toplantılarına katılan, örgütün himmet adı altında topladığı yardımlar kapsamında örgüte destek olan, … isimli sosyal medya platformunda bulunan hesabından örgüt ideolojisi ve talimatları doğrultusunda paylaşımlarda bulunduğu, örgütün propaganda yapmak ve finansal kaynak sağlamak için düzenlemiş olduğu yurt dışı gezilerine katılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2019/644 Esas, 2021/27 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Burdur Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.