YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7859
KARAR NO : 2023/831
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık … ve … müdafii, sanık …’ın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık …’ın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eğil Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2018 tarih ve 2017/104 Esas 2018/147 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatlerine verilmiştir.
2…. Bölge Adliye Mahkemesi 16.Ceza Dairesi’nin, 11.06.2019 tarih ve 2018/2765 E., 2019/1622 K. sayılı kararında; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler yerinde görülmekle ilk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak sanıkların ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’ın 85 inci maddesinin birini fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.10.2021 tarihli ve 2019/106673 sayılı, özetle eksik incelemeden bahisle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … ve … müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Sanıkların kusuru olmadığı
2.Katılan tarafa ödeme yapıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmasına rağmen uygulanmadığına ilişkindir.
Sanık …’ın temyiz sebepleri
Kusuru olmadığına, bilirkişi raporunda hatalı yorumla kusurlu olduğu tespiti yapıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Eğil Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2018 tarih ve 2017/104 Esas 2018/147 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
“Sanıklar …, … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması talebiyle mahkememizde kamu davası açılmış ise de; bilirkişi raporu (maktulün asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır %75 kusur atfedilmiştir) göz önünde bulundurularak sanıkların üzerlerine atılı taksirle ölüme neden olma suçu bakımından mahkumiyetlerini gerektirir herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda sanık …’a %10, sanık …’ya %10, sanık …’a %5 kusur atfedilmiş ise de bu kusur oranları doğrultusunda sanıklara cezai sorumluluk yüklenemeyeceği, diğer yandan bilirkişi raporunda sanıklara kusur oranları atfedilirken yüklenen yükümlülüklerin anılan olayda göz önünde bulundurmasının söz konusu olmadığı ancak raporda geçen kusurlar açısından hukuki sorumluluğun söz konusu olabileceği kanaatiyle sanıkların üzerlerine atılı suçun kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanıkların beraatlerine karar verilmiştir”.
2. Sanıkların, aşamalardaki beyanlarında yüklenen suçu kabul etmediklerini kusurlarının olmadığını ifade ettikleri görülmüştür.
3.Soruşturma aşamasında makina mühendisi bilirkişi raporunda özetle, siloya aşırı hammadde yüklemesinin yapıldığı, siloda mekanik veya elektrik doldurma, boşaltma uyarı sisteminin çalışmadığı, silonun üzerinde bulunduğu ayakların/desteklerin aşırı yükleme sonucu kırıldığını, silonun ayaklarının üzerinde bulunduğu beton sabitlemesini sağlayan civataların aşırı yükleme sonucu zedelendiği, silonun üzerinde bulunduğu zeminde aşırı yükleme sebebiyle delinmeler olduğu, kapasitesinin üzerinde aşırı yükleme/doldurma nedeniyle devrildiği görüşünün bildirildiği anlaşılmıştır.
4.Soruşturma aşamasında düzenlenen 30/03/2017 tarihli tek kişilik bilirkişi raporuna göre; işveren sanık … ‘un … sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almamak,… ekipmanının yapılacak işe uygun olması gerekliliğine uyulmadığı gerekçesi ile %50 oranında, sanık mesul müdür Burhan ‘ın aynı sebeplerle %10 oranında, sanık … güvenliği uzmanı … ‘ın … güvenliği ile ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirmediği gerekçesiyle %10 oranında, ölen …’in … ekipmanlarını doğru kullanmaması nedeniyle %30 oranında kusurlu olduğu tespitleri yer almıştır.
5.Kovuşturmada düzenlenen 23.02.2018 tarihli heyet bilirkişi raporunda; ölen …’in şirkette usta olarak çalışmakta olup,düzenli … güvenliği eğitimleri verilmesine rağmen yetkisi olmadığı halde … ekipmanı donanımı ile oynayarak kendi ve diğer çalışanların can güvenliğini tehlikeye atması nedeniyle % 75 kusurlu olduğu, sanık …’ın işveren konumunda olup şirkette işveren vekili mesul müdür olarak bir atama yapmadığı,sanık …’ı atadığını söylese de resmiyette ve pratikte bu durumun olmadığı bu nedenle % 10 kusurlu olduğu, sanık …’ın ticaret sicil gazetesinde % 1 ortak olup işveren konumunda olduğundan aynı nedenlerle % 10 kusurlu olduğu, sanık …’ın ayda 120 dakika … güvenlik uzmanı olarak çalıştığı, görev yaptığı süre içerisinde, risk değerlendirmesi yaparak, eğitimlerini vererek, acil eylem planı oluşturarak, onaylı tespit ve öneri defterini doldurarak, saha gözlemlerinde bulunarak görevini yasalara uygun bir şekilde yerine getirdiği, … güvenlik uzmanı olarak fiziki gözlemini yaptığı ve bunu da onaylı tespit ve öneri defterine işlediği ancak; bir … ekipmanı olan silonun kapasitesinin aşılması durumu ve bu durumun sıklık derecesi sonucunda oluşabilecek tehlike ve risklere karşı alınması gereken önlemleri risk değerlendirmesinde ele almaması nedeniyle % 5 (yüzdebeş) kusurlu olduğu tespitleri yer almaktadır.
6. Sanıkların adlî sicil kaydı ve nüfus kaydı, dosyada bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi’nin, 11.06.2019 tarih ve 2018/2765 E., 2019/1622 K. sayılı kararında;
“Olay günü saat 07:45 sıralarında …-Eğil ilçesi karayolu üzerinde Kalkan Köyü civarında kurulu bulunan BTK Madencilik Nakliye İnşaat … ve Orman Ürünleri Ticaret Sanayi Pazarlama Limited Şirketinde ki silonun üzerinde bulunan üst seviye sensörü devre dışı bırakılmak suretiyle işçi olarak çalışan maktul …’in silonun üzerine çıkarak siloya daha fazla malzeme doldurmaya çalıştığı esnada silonun devrilmesi sonucu …’in hayatını kaybettiği, dosya kapsamında bulunan 01/03/2018 havale tarihli bilirkişi raporuna göre maktul …’in % 75 oranında, sanıklar …’un % 10 oranında, …’nın % 10 oranında ve …’ın % 5 oranında kusurlu bulundukları anlaşılmıştır. Dairemizce itibar edilen raporlar doğrultusunda tali kusurlu şekilde olaya sebebiyet veren sanıkların suçun işleniş şekli ve özellikleri, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanıkların taksire dayalı kusur durumları göz önünde bulundurularak sanıkların taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Sanıklar … ve … Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararları Yönünden
Eksik İncelemeye, Kusura, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilmemesine İlişkin Temyiz İstemleri ve Tebliğnamenin Bu Hususa İlişkin Bozma Görüşü Yönünden
Soruşturma aşamasında düzenlenen 30.03.2017 tarihli rapor ile uyumlu 23.02.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanıkların dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemleri bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tali kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanıklar hakkında, katılanların şikayetinin devam ettiği, tüm zararın karşılandığına dair dosyaya yansıyan bir tutumları bulunmadığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönler itibariyle hukuka aykırılık bulunmamış olup Tebliğname’de açıklanan görüşe iştirak olunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararı Yönünden
Dosya kapsamında bilgi ve belgeler incelendiğinde, Sanık …’ın BTK Madencilik şirketinde ayda 120 dakika … güvenlik uzmanı olarak çalıştığı, işyerinde risk değerlendirmesi yaptığı, … güvenliği eğitimlerini verdiği, acil eylem planı oluşturduğu, … güvenlik uzmanı olarak işyerinde fiziki gözlemini yaptığı ve bunu da onaylı tespit ve öneri defterine işlediği, ölenin katıldığı 04-05/07/2016 tarihli “temel … sağlığı ve güvenliği” konulu eğitimde … ekipmanının güvenli kullanımı eğitiminin verildiği, ölene bu kapsamda katılım belgesi verildiği, sanığın yasal yükümlülüklerini yerine getirdiği, meydana gelen olayda kusuru bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Dairesi’nin, 11.06.2019 tarih ve 2018/2765 E., 2019/1622 K. Sayılı kararında; sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle
TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Dairesi’nin, 11.06.2019 tarih ve 2018/2765 E., 2019/1622 K. Sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.