Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5467 E. 2023/210 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5467
KARAR NO : 2023/210
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ ve KÜLTÜR KOLEJİ tanıtım işareti ve markalarının tüm Türkiye’de tanınan, maruf ve meşhur markalar olduğunu, müvekkili İstanbul Kültür Üniversitesinin (İKÜ) 1930’lu yıllardan bu yana eğitim hizmeti sunduğunu, KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ nin 1997 yılında kurulduğunu, kötü niyetli davalının müvekkili markalarıyla iltibas yaratan ve onlara tecavüz oluşturan 20.01.2016 gün ve 2016/4543 kod numaralı, “DİYARBAKIR İNGİLİZ KÜLTÜR OKULLARI+şekil” ibareli, 41. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkillerinin kötü niyet, iltibas ve tanınmışlık ile yanıltıcılık ve vasıf bildirme vakıalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının, nihaî olarak YİDK tarafından 2017/M-5661 sayılı kararla işaret ve markaların iltibas yaratacak derecede benzer olmaması gerekçesiyle reddedildiğini; oysa başvurunun müvekkillerinin seri markalarının arasına sızdığından iltibasın kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin KÜLTÜR tanıtım işareti ile uzun yıllardan beri eğitim hizmeti sunarak markalarına tanınmışlık vasfı kazandırdığını, başvurunun müvekili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek davalı … YİDK kararının iptalini ve diğer davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1- Davalı … vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2- Diğer davalı … cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki ürün ve hizmetlerin genel olarak davacı markalarının kapsamında yer aldığı; ancak başvuru konusu “DİYARBAKIR İNGİLİZ KÜLTÜR OKULLARI+şekil” ibareli işaretin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak yapılan gözlemde görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intiba itibarıyla davacıların tanınmışlık vasfı bulunan “KÜLTÜR” ibareli markaları ve unvanı ile benzer olmadığı, bu marka ve işaret ile sunulan 41. sınıf ürün ve hizmetlerin idari ve ekonomik olarak bağlantılı şirketler tarafından verildiği şeklinde herhangi bir ilişkilendirme kurmayacakları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.06.2016 tarihli ve 2014/11-696 Esas, 2016/778 Karar sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekli olduğu, bu sebeple daha ileri bir tahkikata girilmesinin de gereksiz bulunduğu, başvuru konusu işaretin somut ve soyut ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı, tescili için bir izin veya bildirimin gerekli bulunmadığı, gerçekçi olarak bir yanıltıcılık taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu alınmadan ilk celse hüküm kurulduğunu; oysa marka benzerliğinin, aralarında sektör bilirkişilerinin de bulunduğu bilirkişi heyetince teknik olarak incelenmesinin gerektiğini, müvekkilleri adına tescilli 50 marka olup hepsinin içinde “KÜLTÜR” ibaresinin yer aldığını, itirazlarını sadece kendi markalarına değil, hâlihazırda hukuksal ihtilaf içinde oldukları 3. kişilerin tescilli markalarına da dayandırdıklarını, yaklaşık 350/400 civarında markaya dayalı itirazlarının mahkemece tek tek karşılaştırma yaparak ilk celsede hüküm kurmasının teknik olarak mümkün bulunmadığını, kararda da bu yönde bir değerlendirmenin yapılmadığını, TÜRKPATENT kararında müvekkillerinin ve 3. kişilerin itirazı sonrası dava konusu markadan “eğitim ve öğretim hizmetleri” alt sınıfının çıkartıldığını ve kalan kısımlar yönünden tescil kararının verildiğini, dolayısıyla mahkemenin dava konusu “DİYARBAKIR İNGİLİZ KÜLTÜR OKULLARI” markasında “KÜLTÜR” ibaresinin öne çıkmadığını ve 41. sınıf bakımından benzerlik arz etmediği yönündeki tespiti ile TÜRKPATENT tarafından yapılan bu tespitin de uyuşmadığını, tescil kapsamında bir kısım hizmetler için benzer bulunan markanın, tescilli diğer sınıflar için benzer bulunmamasının da açık bir çelişki ve mantık hatası oluşturduğunu, davacılar adına tescilli markaların, başvuruda kalan 41. sınıfta yer alan hizmetlerle aynı türde hizmetleri de kapsadığını, bu durumda tüketiciler nezdinde iltibas meydana geleceğinin anlaşıldığını ayrıca müvekkillerinin tescilli markalarının tanınmışlığından dolayı da diğer tüm mal ve hizmetler için söz konusu marka başvurusunun tescilinin iltibas meydana getireceğini, başvuru markasının, müvekkillerinin tescilli/tescilsiz marka ve hizmetlerinin devamı, seri markası olarak anlaşılma tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.06.2016 tarihli ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince de davacının itirazında dayandığı tüm markaların dosyaya getirtilerek incelendiği, davacının bu türden bir davada kendisine ait olmayan, hâlihazırda hukuksal ihtilaf içinde olduğu 3. kişilerin tescilli markalarına da dayanamayacağı kaldı ki davacının iş bu davada Türkpatent nezdinde sunduğu itiraz dilekçesi veya dava dilekçelerinde böyle bir markaya da dayanmadığı, davalının “DİYARBAKIR İNGİLİZ KÜLTÜR OKULLARI + şekil” ibareli başvuru konusu işaretin ayırt edici ve baskın unsurları bakımından görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intiba itibarıyla davacıların “KÜLTÜR” ibareli markaları ve unvanı ile benzer olmadığı; zira bu marka ve işaret ile sunulan 41. sınıf ürün ve hizmetlerin ortalama tüketicilerinin, sadece eğitim ve öğretim hizmetleri alt sınıfı bakımından değil, 41. sınıfın tüm alt sınıflarındaki hizmetler yönünden dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, dolayısıyla taraf markalarını oluşturan işaretler arasındaki kelime ve şekil farklılıkları da dikkate alındığında, anılan sınıf yönünden taraf markaları arasında, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında bir benzerlik bulunduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı, Yargıtay’ın emsal uygulamasının da bu yönde olduğu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 25.05.2016 tarihli ve 2015/10945 E., 2016/5739 K. sayılı kararı), yine davalı başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 7 inci maddesinin birinci fıkrasının (c), (f) ve (g) bentleri uyarınca da cins, çeşit, vasıf, coğrafi kaynak bildirmediği gibi mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalardan olmadığı veya yetkili mercilerden izin alınmasını gerektirecek markalardan bulunmadığı, Yargıtay (11.) Hukuk Dairesi 23.11.2020 tarihli ve 2020/751 E., 2020/5272 K. sayılı, 11.06.2019 tarihli ve 2018/2802 E., 2019/4274 K. sayılı, 15.04.2019 tarihli ve 2018/957 E., 2019/2922 K. sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların itiraza mesnet markaları karşısında davalının “DİYARBAKIR İNGİLİZ KÜLTÜR OKULLARI+şekil” ibareli marka tescil başvurusunun kabul edilip edilemeyeceği noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 7 inci maddesinin birinci fıkrası

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.