YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5258
KARAR NO : 2023/150
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve yokluğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalılar ve fer’i müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, süresi içinde davalılar ve fer’i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı …’nun davalı şirketin hissedarı olduklarını, şirket müdürü davalının almış olduğu karar ile ortakları genel kurul toplantısına davet ettiğini, toplantı gündeminin ise tadil edilen ve sicilde ilan edilen anasözleşme hükümlerince üç yıl süre ile müdür seçilmesi ve dilek temenniler olarak belirlendiğini, belirtilen günde yapılan toplantıda davalı …’nun üç yıl süre ile müdür seçilmesinin teklif edildiğini, davalı vekilinin verdiği olumlu oy ile davalının müdür seçildiğini, toplantıya davet kararında belirtilen tadil edilen ve sicilde ilan edilen anasözleşme 30.10.2012 tarih ve 2012/3 nolu karar ve tadil metni olup bu kararın yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali için dava açıldığını, 30.10.2012 tarih ve 2012/3 nolu ortaklar kurulu kararı yok hükmünde olduğu için söz konusu karara dayanılarak alınan 06.03.2013 tarih ve 2013/1 nolu kararın da yok hükmünde olduğunu ileri sürerek 06.03.2013 tarih ve 2013/1 sayılı olağanüstü genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 06.03.2013 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda şirket müdürü seçimi için tek gündemle toplanıp karar alındığını, müvekkilinin temsil ettiği % 51 oy ile şirket müdürünü seçtiğini, alınan kararın usulüne uygun olduğunu, davacı iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Fer’i müdahil müdahale talepli dilekçesinde; Aile Mahkemesinin kesinleşen kararı ile davalı …’e ait hisselerinin yarısının kendisine geçtiğini, bu kararın ticaret sicile tescil edildiğini, iptali istenen karara muvafakat ettiğini, davanın bu muvafakat çerçevesinde konusuz kaldığını, şirketin şu an bir müdürünün bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli ve 2013/173 E., 2020/236 K. sayılı kararıyla 30.12.2012 tarihli ve 2012/3 nolu ortaklar kurulu kararı ile şirket anasözleşmesinde yapılan değişikliklere göre seçim yapılmak üzere ortaklar kurulunun 06.03.2013 tarihinde olağanüstü toplantıya çağrıldığı, belirtilen tarihte tüm ortakların toplantıya katıldığı, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince anasözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararlarının tümünün geçersizliğine karar verildiği, bu durumda da değişiklik öncesi anasözleşme hükümleri ile Kanun hükümlerine göre ortaklar kurulu kararı alınarak müdürün seçilmesi gerekirken, geçersizliğine karar verilen anasözleşme hükmüne göre toplantının yapıldığı, pay ve oy sayısının belirlendiği, buna göre seçim yapılarak davalı …’nun müdür seçildiği, 06.03.2013 tarihinde 2013/1 nolu olağanüstü toplantıda alınan kararın yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.03.2013 tarih ve 2013/1 sayılı ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer’i müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Nedenleri
Davalılar ve feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda şirketin 3 ortaklı olduğuna ilişkin kabulün ticaret sicil kayıtlarıyla uyumlu olmadığını, feri müdahil tarafından açılan dava sonunda müvekkili şirketin % 25,5 hissesinin 17.10.2005 tarihinden itibaren feri müdahile ait olduğuna karar verildiğini, karara dayalı olarak Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapıldığını, 2005 yılından itibaren müvekkili şirketin 4 ortaklı hale geldiğini, feri müdahilin müvekkili …’nun müdür seçimine ilişkin icazeti bulunduğunu, bu icazetin dava konusu ortaklar kurulu kararına etkisi değerlendirildiğinde toplantı nisabı ve karar nisabının gerçekleştiğini, bu yönde sunulan delillerin yok sayıldığını, dava sonucunu doğrudan etkileyecek olan Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/661 E. sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesinden vazgeçilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feri müdahilin davalı …’nun eski eşi olduğu, taraflar arasındaki Ankara 2. Aile Mahkemesinin 2005/1147 E., 2005/1367 K. sayılı boşanma davasında verilen ek karar ile davalı …’nun davalı şirketteki % 51 hissesinin yarısı olan % 25,5’inin feri müdahile ait olduğuna karar verildiği, ancak dava konusu genel kurul tarihinde feri müdahil lehine davalı şirket ortağı olduğuna ilişkin verilmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı gibi feri müdahilin katılmadığı bir genel kurul toplantısında alınan kararlara icazet verdiğini belirtmesinin genel kurulda olumlu oy kullandığı anlamına gelmeyeceği, şirket anasözleşmesinin 17. maddesinde her ortağın oy hakkının sermayesine göre hesap edileceği, her 1.000 TL’nin 1 oy hakkı verdiği; ancak bir ortağın bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3’ünden fazlasına sahip olamayacağı düzenlenmiş olup anılan maddenin de aralarında bulunduğu ana sözleşme değişikliğine ilişkin davalı şirketin 30.10.2012 tarih ve 2012/3 sayılı genel kurul kararı ile ana sözleşmenin 17. maddesinin ortakların oy hakkının esas sermaye paylarının itibari değerine göre hesaplanacağı, her 25,00 TL’nin bir oy hakkı verdiği şeklinde değiştirildiği, değiştirilen anasözleşmenin 17. maddesi hükmü kapsamında dava konusu 06.03.2013 tarihli genel kurul toplantısı davacılar ve davalı … vekilinin katılımı ile yapılarak davacıların muhalefeti, davalı … vekilinin kendi lehine kullandığı oy ile davalı … 3 yıl süre ile oy çokluğuyla davalı şirket müdürü olarak seçildiği, anılan anasözleşme hükmünün tadil edilmesine ilişkin genel kurul kararının iptali için ise Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/661 E. sayılı dosyasıyla dava açıldığı ve davalı şirketin anasözleşmesinin 17. maddesinin tadiline ilişkin 30.10.2012 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinden diğer hususlara yönelik bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucu verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesinin gerekmediği, sonuç olarak tadil öncesi gerekli oy şartı sağlanmadan alınan 06.03.2013 tarih ve 2013/1 sayılı genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğu gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer’i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davalılar ve feri müdahil vekili temyiz dilekçesinde; 2005 yılından beri % 25,5 hissenin feri müdahile ait olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararı ve pay defteri kaydı bulunduğunu; ancak bu hususun dikkate alınmadığını, işbu genel kurul tarihinde şirketin 4 ortağı bulunduğunu; karar alınması için salt çoğunluğun yeterli olduğunu ve davalı ile feri müdahilin olumlu oyunun yeterli çoğunluğu sağladığını, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/661 E. sayılı dosyanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin 06.03.2013 tarihli ve 2013/1 sayılı ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların yok hükmünde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 622 inci maddesi delaletiyle 445 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar ve fer’i müdahil vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.