YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7539
KARAR NO : 2023/720
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sincan (Ankara Batı) Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2012 tarihli ve 2012/5099 Esas, 2012/18452 Soruşturma, 2012/411 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2013/48 Esas, 2013/142 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2013/48 Esas, 2013/142 sayılı Kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.02.2019 tarihli ve 2015/1753 Esas, 2019/2275 sayılı Kararı ile “…katılandan aldığı bedeli katılanın sonradan vekil tayin ettiği …’den alacağına karşılık mahsup ettiği beyanı karşısında, avukat …’nin dava konusu olay hakkındaki ayrıntılı bilgi ve görgüsünün tespiti hususunda tanık sıfatıyla dinlenilmesinden ve Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesinde sonradan açılan haksız işgal tazminatı davasının akıbeti araştırıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması” bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu karar ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 1.500 TL adli para cezası şeklinde infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, katılanla anlaşma yaptıktan sonra yaptığı araştırmalar neticesinde açılması planlanan dava türünün değiştiğine ve bu durumun katılana bildirilmesine rağmen kendisinin azledildiğine, verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Ankara Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılan tarafından verilen vekaletnameye istinaden masraf ve vekalet ücreti aldığı halde tahliye davasını yaklaşık 1,5 ay süre ile açmadığı gibi açtığını söyleyerek katılanı oyalaması nedeniyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talep edilmiştir.
Mahkemece; sanığın dava açmak üzere katılandan aldığı bedeli katılanın daha sonra vekil tayin ettiği …’den alacağına karşılık mahsup ettiğini ve davanın türünün değişmesi nedeniyle katılanla anlaştıkları davayı açmadığını, bu hususlardan katılanın haberinin olduğunu savunmasına karşın tanık olarak dinlenen …’nin sanığın bu savunmasının aksine beyanda bulunması ve katılan adına daha sonradan vekil tayin edilen avukatın sanık tarafından açılmayan haksız işgal tazminatı davasını açtığı ve davanın katılanın lehine sonuçlandığı anlaşıldığından sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve müsnet suçu işlediği kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kazanılmış hakkı gözetilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hüküm fıkrasının yedinci paragrafının beşinci satırına “cezanın” ve “1.500,00 TL” ibarelerinin arasına “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince” ibaresinin mahkemesince mahallinde ilavesi mümkün görülmüştür.
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
3.Sanık hakkında sonuç olarak adli para cezası verilmesine rağmen uygulama imkanı olmayan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının da tatbikine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanığın Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2019 tarihli ve 2019/145 Esas, 2019/339 sayılı Kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının üçüncü paragrafının “5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliğine ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre takdiren 150 gün adli para cezasına çevrilmesine ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasınca da sanığın sosyal ve ekonomik koşulları ile gelir seviyesi nazara alınarak 1 gün karşılığı takdiren 20 TL’den hesap edilerek kısa süreli hapis cezası yerine sanığın neticeten 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde değiştirilmesi, hüküm fıkrasının beşinci paragrafındaki 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin bendin tümüyle hükümden çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.