YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2580
KARAR NO : 2006/5351
KARAR TARİHİ : 27.06.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ortak gider alacağı ile ilgili icra takibine yapılan itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı Vekilleri Av. …, Av. … geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla, yasal gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Borçlu mütemerrit olmadıkça, geçmiş günler için gecikme tazminatından sorumlu tutulamaz. Borcun ödeneceği …, yönetim planında açıkça gösterilmiş ise o günün dolmasıyla borçlu mütemerrit olur. Yönetim planında böyle bir hüküm yer almamakla birlikte borcun dayanağını oluşturan işletme projesinde veya kat malikleri kurulu kararında ödeme günü belirtilmiş ve bu nitelikteki belgeler borçluya tebliğ edilmiş ise o günden itibaren; bunlar da yoksa, hakkında icra takibi yapılmışsa ödeme emrinin, doğrudan alacak davası açılmışsa dava dilekçesinin tebliği ile mütemerrit duruma düşer. Belirtilen biçimde ortak gider borcunun tediyesinden temerrüt eden borçlu, geçmiş günler için gecikme tazminatını ancak temerrüte düştüğü günden başlayarak ödemek zorundadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davaya konu edilen anayapının boya-badana ve onarım giderleri ile ilgili ortak gider alacağından dolayı davalı şirkete 10.6.2003 tarihinden önce herhangi bir tebligat yapılmadığı, belirtilen tarihte davalının 6.000.000.000 TL borcunun bulunduğunun kendisine ihtarname ile bildirildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda değinilen Yargıtay uygulaması doğrultusunda gerekli incelemenin yapılıp davalı şirkete dava konusu borçtan dolayı 10.6.2003 tarihinden önce bu borcu ödemesi konusunda (borcun niteliği ve miktarı da belirtilmek suretiyle) herhangi bir bildirimde bulunulup bulunulmadığının yöntemince araştırılması -bu bağlamda İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün 2000/21672 esas sayılı takip dosyasının da dikkate alınması- sonucunda davalının temerrüde düştüğü tarihin açıkça belirlenip gecikme tazminatının buna göre hesaplanması gerekirken, böyle bir inceleme ve araştırma yapılmadan 15.7.2000 tarihinden itibaren gecikme tazminatının işletilmiş olması,
2-Kabule göre de;
a)Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gözönünde bulundurularak davalının dava konusu edilen ortak gider borcunu ödemede geciktiği günlerin açıkça belirlenmesinden sonra bu günler için aylık %10 hesabı ile gecikme tazminatının hesaplanması gerekirken, gecikilen ay için belirlenen gecikme tazminatının asıl borca eklenip izleyen aylar için gecikme tazminatının asıl borç ve işleyen gecikme tazminatı toplamı üzerinden saptanmış olması,
b)İtirazın iptaline konu edilen icra takibi dosyasında asıl alacak için gecikme tazminatından başka 10.251.806.100 TL işlemiş %30 yasal faiz de istenilmiştir. Borçlar Yasasının 103 ve 104. maddelerine göre geçmiş günler için faize hükmedilebilmesi için borçlunun bu konuda temerrüde düşmüş olması gerekir. Borçlu mütemerrit olmadıkça geçmiş günler faizinden sorumlu tutulamaz. Öyle ise mahkemece davalının dava konusu edilen ortak gider borcundan dolayı temerrüde düştüğü tarihin (yukarıda gecikme tazminatı ile ilgili 1 nolu bentte açıklandığı şekilde) saptanıp, takip gününe kadar gecikilen günler varsa o günler için yasal faize hükmedilmesi gerekirken, böyle bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın bu konudaki istemin de kabulü ile doğrudan icra takip talebindeki yasal faize hükmedilmiş bulunması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 450,00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.