Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/11158 E. 2022/17303 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11158
KARAR NO : 2022/17303
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı borçlu … hakkında takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun muvazaalı olarak eşinden boşanarak boşanma sırasında imzalanan 04.09.2014 tarihli protokol ile davalı eşine ait taşınmazlardaki 1/2 oranındaki katkı payı alacağı ve değer artışı payı alacaklarından feragat ettiğini, amacın alacaklılarından mal kaçırmaya yönelik olduğunu belirterek, anılan protokolün bu maddesinin iptali ile tapuda davalı … adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın 1/2 hissesi üzerinde, davacıya haciz ve satış isteme yetkisi verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, dava konusu taşınmazın davalı …’ün eniştesinin verdiği para ile alındığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince her iki istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12.11. 2019 tarih 2017/5162 Esas 2019/10479 Karar sayılı ilamı ile davalıların dava konusu taşınmazın davalı …’ün kişisel malı olduğunu, dava dışı enişte … tarafından 14.10.2008 tarihinde karşılıksız olarak gönderilen 1.850.000,00 TL ile satın aldığını ileri sürdükleri, davacının ise bu bedelin ivazlı olarak verildiğini iddia ettiği, söz konusu para davalı üçüncü kişiye karşılıksız olarak verilmesi halinde taşınmaz üçüncü kişinin kişisel malı sayılacak ve borçlunun bir hak talebi söz konusu olmayacak aksi halde edinilmiş mal olarak kabul edilip, borçlunun talep hakkı varlığı ortaya konulacağı, dosya kapsamından davalı borçlu … ile dava dışı … arasında ticari ilişki sabit olmakla birlikte bu ilişkinin paranın gönderildiği 14.10.2008 tarihine kadar uzanıp uzanmadığı hususu netleşmediği, bu durumda mahkemece, borçlunun ve dava dışı …‘nın ticari ilişkisi olduğu şirketin 2007-2008-2009 ticari defterlerinin incelenerek, 14.10.2008 yılında gönderilen paranın bir borç ödemesi için yapılıp yapılmadığı, ivazlı olup olmadığı, konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile incelenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozularak dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiş, bozmadan sonra ilk derece mahkemesi, borçlu ile dava dışı üçüncü kişinin eniştesi … arasında söz konusu paranın gönderilmesini gerektirir bir ticari ilişki tesbit edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının diğer gerekçe ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yeminin Konusu” başlıklı 225. maddesi “Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başkaca delillerle ispat edememesi halinde diğer tarafa yemin teklif edebilir. Yani yemin teklifi ispat yükü kendisine düşmeyen tarafa yapılır. Kendisine ispat yükü düşmeyen tarafa belli bir vakıa hakkında yemin teklif edebilmek için ise vakıanın karşı taraftan kaynaklanması gerekir.
Somut olayda, davacı alacaklının dava konusu evin parasının davalı üçüncü kişiye bağış olarak gönderilmediğini ispat etmesi gerekir. Davacı taraf bu hususu ispatlayamamıştır. Dava dilekçesinde açıkca yemin deliline dayanıldığından hakimin bu delili davacı tarafa hatırlatarak, bu delil hakkını kullanmak istemesi halinde, usule uygun olarak eda edilecek yemine göre karar verilmesi, aksi durumda şimdiki gibi davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.