YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13325
KARAR NO : 2023/1173
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/74 Esas, 2015/315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçu kasten işlediğine ilişkin kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği ve eylemin bu haliyle şikayete bağlı taksirle yaralama suçunu oluşturduğundan şikayet yokluğu sebebiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
2. Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/74 Esas, 2015/315 Karar sayılı kararının, o yer Cumhuriyet savcısı (aleyhe) tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/13924 Esas, 2019/21220 Karar sayılı ilâmı ile suç tarihinde sanığın kendisine ait ruhsatsız tabanca ile ateş ettiği ve mağdurun sağ ayak tabanında giriş ve çıkış deliği, sol ayak tabanında ise giriş deliği meydana gelecek şekilde basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığı olayda olay yerinde tek bir mermi kovanı ve mermi çekirdeğinin bulunmuş olması ve mağdurun her iki ayağından yaralanmasının tek atışla gerçekleşmesinin mümkün olabileceği şeklindeki kabule dayanılarak sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının eylemin taksirle yaralama olduğundan bahisle şikayet yokluğu sebebiyle düşürülmesine karar verilmiş ise de gerek tanık S.S.’nin gerekse sanığın 20.06.2014 tarihinde Kazan Cumhuriyet Başsavcılığında alınan savunmasında sanığın iki el ateş ettiğini doğrulamış olması karşısında sanığı suç ve cezadan kurtulmaya yönelik sanık ve tanık beyanlarına dayanılarak sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2019/870 Esas, 2021/717 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçu kasten işlediğine ilişkin kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği ve mağdurun yaralanmasının tek bir kurşun ile meydana gelebilmesinin tıbben mümkün olduğuna ilişkin düzenlenen İstanbul Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen kurul raporu birlikte göz önüne alınarak eylemin bu haliyle şikayete bağlı taksirle yaralama suçunu oluşturduğundan şikayet yokluğu sebebiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi; sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık ile mağdurun olay tarihinde birlikte oturdukları esnada mağdurun sanığa ait silaha baktığı, akabinde ona verdiği, sanığın da muhafazalı bir şekilde yerine koymak maksadıyla öncelikle doldur boşaltını yapmak istediği, silahın mekanizmasını çektiği esnada silahın ateş aldığı, çıkan kurşunun
mağdurun ayağına isabet ettiği ve yaralanmasına neden olduğu, meydana gelen yaralanmanın tek bir kurşun ile meydana gelmesinin tıbben mümkün olduğuna ilişkin adli rapor alındığı, mağdurun ve tanığın da beyanlarında bir el ateş edildiğini doğruladıkları, sanığın soruşturmada bir el de havaya ateş ettiğine ilişkin beyanının sanığın kasten bu olayı gerçekleştirdiğine, iki kez mağdura doğru ateş ettiğine karine kabul edilemeyeceği, kastın varlığından söz edilebilmesi için mutlaka meydana gelecek neticenin bilerek ve istenerek hareket edilmesinin gerekli olduğu, somut olayda aşamalarda değişmeyen beyanlarda ve savunmalarda böyle bir kastın varlığının ispat edilemediği, bu nedenle Yargıtay’ın bozma ilamında belirttiği hususla ilgili araştırma yapıldığı, bu doğrultuda müzekkere yazılarak delil araştırmasına girişilmiş olduğundan bozma ilamına eylemli uyulduğu kabul edilerek kamu davasının düşürülmesine karar verildiği belirlenmiştir.
2. Sanık savunması, mağdur ve tanıkların beyanları dava dosyasında mevcuttur.
3. Mağdurun yaralanmasına ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Sincan Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 28.01.2015 tarihli adlî muayene raporunda sağ ayak sırtından girip sağ ayak tabanında giriş ve çıkış deliği olduğu, sol ayak tabanında giriş deliği olduğu çıkış deliği olmadığı (mermi çekirdeği içeride olduğu) kayıtlı olup yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmayacak ve basit bir tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.
4. Bozma ilamı sonrası Adlî Tıp Kurumu İstanbul 2. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 09.08.2021 tarihli raporda mağdurun sağ ayak sırtında, sağ ayak tabanında ve sol ayak tabanında tarif ve tespit edilen lezyonların lokalizasyonları ve makroskopik özellikleri dikkate alındığında ve insanların mobil(hareketli) canlılar olduğu, her türlü şekil alabilecekleri, uygun pozisyon oluşturabilecekleri tıbben bilindiğinden bu yaralanmanın tek bir kurşun ile meydana gelebileceğinin tıbben mümkün olduğu belirtilmiştir.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay
bozma ilâmına eylemi uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemece verilen hükmün Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/13924 Esas, 2019/21220 Karar sayılı bozma ilâmıyla “Suç tarihinde sanığın kendisine ait ruhsatsız tabanca ile ateş ettiği ve mağdurun sağ ayak tabanında giriş ve çıkış deliği, sol ayak tabanında ise giriş deliği meydana gelecek şekilde basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığı olayda olay yerinde tek bir mermi kovanı ve mermi çekirdeğinin bulunmuş olması ve mağdurun her iki ayağından yaralanmasının tek atışla gerçekleşmesinin mümkün olabileceği şeklindeki kabule dayanılarak sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının eylemin taksirle yaralama olduğundan bahisle şikayet yokluğu sebebiyle düşürülmesine karar verilmişse de, gerek tanık …’un ve gerekse
sanığın 20.06.2014 tarihinde Kazan Cumhuriyet Başsavcılığında alınan savunmasında sanığın iki el ateş ettiğini doğrulamış olması karşısında, sanığı suç ve cezadan kurtulmaya yönelik sanık ve tanık beyanlarına dayanılarak sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle bozulduğu, 01.06.2020 tarihli celsede bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği, olay yeri görgü tespit tutanağında olay yerinde bir adet kovan ve bir adet mermi çekirdeğinin bulunduğu, katılanın katî raporuna göre sol ayak kısmında bir adet mermi çekirdeği bulunduğunun tespit edildiği halde dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle eylemin taksirle işlendiği kabul edilerek şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2019/870 Esas, 2021/717 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının bozma ilamı doğrultusunda mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Yargıtay tarafından yerel mahkemenin önceki hükmü bozulmakla, önceki hükmün ortadan kalktığı, bozmadan sonra alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu Raporunda, olayın sanığın savunmasında belirtilen şekilde gerçekleşmesinin mümkün olduğunun bildirildiği, bu itibarla yerel mahkemenin kabul ve uygulaması usûl ve yasaya uygun olduğundan bozma yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.