YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1074
KARAR NO : 2022/13288
KARAR TARİHİ : 27.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında mahkemece verilen hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyizi istenilmekle, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili, davalı şirketin sondaj çalışmaları sırasında davacıya ait su ve kanalizasyon hattına hasar verildiğini, hasar nedeni ile ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olduğunu, hasarın tahsiline yönelik olarak davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi nedeni ile takibin durduğunu açıklayıp itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin asıl alacak yönünden 4.579,97 TL, faiz yönünden 177 TL üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 16/1. maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları hükme bağlanmıştır.
İSKİ’nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde bu kanunun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanacağı açıklanmış olup böylece davacı KOSKİ de 2560 sayılı kanuna tabi bir kuruluş haline gelmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 4/1 maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardır. TTK’nin 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı TTK’nin yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren Yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olayda uyuşmazlık her ne kadar haksız fiilden kaynaklanıyor ise de; davacı ile davalı tacirdirler. Ticaret Kanunu hükümlerine göre ticarethane, fabrika yada ticari şekilde işletilen diğer bir müesseseyi ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işler ticari işlerdendir. Davada davacı ve davalı tacir olduğundan tüm fiil ve işlemleri ticari iş mahiyetindedir. Bu nedenle aradaki ilişkiye ticari hükümler uygulanacaktır. Davaya konu olay tacirler arası haksız eylemden kaynaklandığından, davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemelerine aittir. Buna göre eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gözetilerek; mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK’nin 114-115 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı olduğu biçimde işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 27/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.