Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14606 E. 2023/25 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14606
KARAR NO : 2023/25
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2826 E., 2022/2097 K.
DAVALILAR :1-… 2- …
vekilleri Avukat …
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 14.04.2016
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2015/516 E., 2021/161 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalılar … ve … ile fer’i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı …, davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı …’ye ait zeytin toplama ve işleme işlerinde 01.01.1998 tarihinden itibaren çalıştığını, fakat sigortalılık bildiriminin yapılmadığını, daha sonra davalı …’nin işyerini babası olan diğer davalı …’den devraldığını ve ilk sigortalılık bildiriminin 13.12.2006 tarihinde yapıldığını, bu bildirimin de gerçeğe uygun olmadığını beyanla, müvekkilinin davalı işverenler nezdinde 01.01.1998 – 15.07.2017 tarihleri arasında tam zamanlı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar … ve … vekili, davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, müvekkili … adına kayıtlı bir işyerinin bulunmadığını, …’nin tarım işi yapan bir çiftçi olduğunu, zeytin bahçeleri olduğunu, işyeri devrinin de söz konusu olmadığını, müvekkili …’nin 01.01.2004 tarihinden itibaren … kasabasında zirai ilaç satım işi yaptığını, müvekkili …’nin ayrı bir işi olduğunu ve davacının iddia ettiği tarihten öncesinde işyerinin olduğunu, davacının 01.01.1998 – 13.06.2006 tarihleri arasında çalışmasına ilişkin talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, davacının 2006 yılına kadar müvekkili …’nin yanında çalışmasının olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olduğunu, kayıtların aksi yönde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini, 5510 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olan 5 yıllık hak düşürücü süre kapsamına girmiş olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
1-Davacı … TC ve … sigorta sicil sayılı sigortalı …’in
A-Davalı işveren …’ye ait … SGK İl Müdürlüğünde … sicil sayılı dosyada işlem gören işyerinde 01.01.2004 -31.12.2013 tarihleri arasında toplam 2870 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 1195 gününün Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirildiğinin, 1675 gününün Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmediğinin tespitine,

B-Davalı işveren …’ye ait … SGK İl Müdürlüğünde … sicil sayılı dosyada işlem gören işyerinde 01.01.2014 -15.07.2015 tarihleri arasında toplam 532 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 523 gününün Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirildiğinin, 9 gününün Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmediğinin tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Davacının bildirimi yapılmayan dönemlerde o günlerin asgari ücretini aldığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer’i müdahil vekillleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar … ve … vekili, gerekçeli kararın gerekçesinde çelişkilerin bulunduğunu, dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK’nın 119 uncu maddesi uyarınca gerekli şartları taşımadığı yönündeki ilk itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını, dava dilekçesindeki talebin tam ve net olarak anlaşılamadığını, davanın taraflar yönünden tefrik edilmesi gerektiğini ve yapılmadığını, usul yönünden yanlış yargılama yapıldığını, davacının davasını ispatlayamadığını, davacının dava dilekçesinde …’nin yanında 13.12.2006 tarihinde çalışmaya başladığını beyan etmesine rağmen, bilirkişinin davacının …’nin yanında 01.01.2004 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını tespit ettiğini, ilk derece mahkemesi tarafından yeterli ve gerekli inceleme yapılmadan karar verildiğini, dosyada alınan iki farklı bilirkişi raporunun çeliştiğini, çelişkinin giderilmesi için farklı bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İstinaf kanun yoluna başvuran fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olduğunu, kayıtların aksi yönde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini, tanık anlatımlarının tek başına yeterli olmayıp yazılı delillerle desteklenmesi gerektiğini, tanık anlatımları dışında karara esas alınabilecek bir delil bulunmadığını, tanık anlatımlarının eksik ve yetersiz olduğunu, tanık anlatımları esas alınarak raporların hazırlandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, çelişkili tanık beyanları giderilmeden eksik araştırma ve inceleme sonucunda karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işveren … adına tescilli … sicil numaralı işyerinden 13.12.2006 – 10.04.2009 ve 09.11.2009-31.12.2013, … sicil numaralı işyerinden 01.01.2014-2015/7 tarihleri arasında (7) kodu ile kısmi sigortalılık bildirimleri bulunduğu, davalı … adına işyeri kaydı olmadığı, davalı … adına tescilli … sicil numaralı işyerinin 17.05.2005, 1143072 sicil numaralı işyerinin 01.01.2014 tarihinde kapsama alındığı, davalıya ait işyerinden uzunca bir dönem bordro tanığı bulunmadığı, bildirimlerin 2007/1 ayından itibaren başladığı, davalı …’nin 17.03.2005 tarihi öncesinde işyeri kaydının olmadığı, 01.01.2004 tarihinde vergi kaydı bulunsa da, Kuruma bildirimlerin başladığı tarihten önce çalışması bulunduğuna dair iddianın kanıtlanamadığı, gerek İlk Derece Mahkemesi gerekse istinaf yargılaması aşamasında toplanan kanıtlar ışığında ve davacının istinafının bulunmadığı yönü de gözetildiğinde, davacının 13.12.2006 – 31.12 2013 tarihleri arası davalı … adına tescilli … sicil numaralı işyerinde, 01.01.2014 – 15.07.2015 tarihleri arasında davalı … adına tescilli … sicil numaralı işyerinde, zeytin sezonu olarak kabul edilen Eylül-Şubat aylarında devamlı ve kesintisiz, diğer aylarda ise ayda 15 gün çalıştığı, davalı … yanında çalışmasının bulunmadığı gerekçeleriyle;

“Davalılar vekili ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; Akhisar 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 02.03.2021 tarih 2015/516 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,

1- Davanın kısmen kabulü ile;
– … T.C. Kimlik numaralı davacı …’in 13.12.2006 – 31.12 2013 tarihleri arası davalı … adına tescilli … sicil numaralı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığı, bu dönem çalışmasından;
2007/9.ayında 15 gün
2007/10.ayında 15 gün
2007/11.ayında 15 gün
2007/12.ayında 15 gün
2008/1.ayında 15 gün
2008/2.ayında 15 gün
2008/8.ayında 10 gün
2008/9.ayında 25 gün
2008/10.ayında 25 gün
2008/11.ayında 25 gün
2008/12.ayında 25 gün
2009/1.ayında 29 gün
2009/2.ayında 27 gün
2009/3.ayında 14 gün
2009/4.ayında 14 gün
2009/5.ayında 15 gün
2009/6.ayında 15 gün
2009/7.ayında 15 gün
2009/8.ayında 15 gün
2009/9.ayında 30 gün
2009/10.ayında 30 gün
2009/11.ayında 25 gün
2009/12.ayında 25 gün
2010/1.ayında 25 gün
2010/3.ayında 10 gün
2010/4.ayında 10 gün
2010/5.ayında 10 gün
2010/6.ayında 10 gün
2010/7.ayında 10 gün
2010/8.ayında 10 gün
2010/9.ayında 25 gün
2010/10.ayında 25 gün
2010/11.ayında 25 gün
2010/12.ayında 25 gün
2011/1.ayında 25 gün
2011/2.ayında 25 gün
2011/3.ayında 10 gün
2011/5.ayında 10 gün
2011/6.ayında 10 gün
2011/7.ayında 10 gün
2011/8.ayında 10 gün
2011/9.ayında 25 gün
2011/10.ayında 15 gün
2011/11.ayında 15 gün
2011/12.ayında 15 gün
2012/1.ayında 15 gün
2012/2.ayında 15 gün
2012/9.ayında 15 gün
2013/1.ayda 15 gün
2013/2.ayda 15 gün çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,
– … T.C. Kimlik numaralı davacı …’in 01.01.2014 – 15.07.2015 tarihleri arasında davalı … adına tescilli … sicil numaralı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığı, bu dönem çalışmasından;
2015/6.ayında 5 gün
2015/7.ayında 4 gün çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,
– Davalı … yönünden davanın reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı …, davalı … ve fer’i müdahil SGK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; dinlenen tanıkların davacının kesintisiz olarak …’ye ait işyerinde çalıştığını beyan ettikleri, davanın bu davalı yönünden de kabulünün gerektiği, çalışmanın yıl boyu sürdüğünün resmi kurum kayıtlarıyla sabit olduğu, tam ve kesintisiz çalışıldığı yönünde karar verilmesi gerektiği,

Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; davacının tüm çalışmalarının eksiksiz kuruma bildirildiği, Bölge Adliye Mahkemesince kapasite tespiti yapıldığı ve yıllık 25 ton gibi az bir miktarda ürün işlendiğinin anlaşıldığı, davacının tanıklara baskı yaptığı, tanık beyanlarının çelişkili olduğu, bir kısım tanıkların davacıyı tanımadığı, bir kısmının ise başka işyerlerinde dahi çalıştığını beyan ettikleri, davanın ispatlanamadığı,

Fer’i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; taleplerin hak düşürücü süreye uğradığı, tanık beyanlarının soyut ve çelişkili olduğu, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalılar yanında geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmetlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı …, davalı … ve fer’i müdahil SGK vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.