YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8354
KARAR NO : 2023/215
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, ecrimisil, kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalının dava konusu yeri hukuki bir ilişkiye dayanmaksızın restaurant ve düğün salonu olarak kullandığını belirterek, elatmanın önlenmesini, tecavüzlü yapıların kal’ini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket süresinde cevap vermemiş, bilirkişi raporuna itirazında davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalının, dava konusu 1167 parsel sayılı taşınmazda 11/03/2019 tarihli raporuna ekli krokide A ve B harfleri ile kırmızı renkte gösterilen alana elatmasının önlenmesine ve yapıların kal’ine, 36.267,77 TL ecrimisilin dava tarihi olan 03/05/2018 itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı …’ya ödenmesine, 8.415,31 TL ecrimisilin dava tarihi olan 03/05/2018 itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı …’ya ödenmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ecrimisil bedelinin düşük hesaplandığını, davalı vekili ise istinaf dilekçesinde; taşınmazı müvekkili şirketin ıslah ettiğini, hesaplamada dere yatağının dolgu masrafının mahsubunun gerektiğini, davacının 5 yıl boyunca beklemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, 2018 öncesi kullanım bulunmadığını, nispi vekalet ücretinin yalnızca hükmedilen ecrimisil bedeli üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan ölçüm sonucunda davalının davacıya ait parsele tecavüz ettiğinin belirlendiği, davalının herhangi bir üstün hakka dayanarak kullandığını ispat edemediği, elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisille ilgili ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, ecrimisil yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995. maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.