YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2781
KARAR NO : 2022/11480
KARAR TARİHİ : 15.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı (sanıklar), şantaj (sanık …)
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün Üye …’un karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,
Sanık … hakkında şantaj suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa isnat edilen şantaj suçunun 5237 sayılı TCK’nın 107/2. maddesinde düzenlenip, öngörülen cezaların üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e. maddesinde belirtilen sekiz yıllık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve zamanaşımını en son kesen 03.09.2014 tarihli mahkumiyet kararı ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının, aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
(Karşı oy)
KARŞI OY
Sanık … yönünden olayın oluşumunda ve kabulünde, Sayın Çoğunluk ile aramızda ihtilaf bulunmamakta olup, ihtilafa düşülen husus, sanık …’un, diğer sanık …’in mağdureye yönelik şantajda bulunduğu hakkında ve dolayısıyla cinsel ilişkiye rızası bulunmadığına dair bilgi sahibi olup olmadığına ilişkindir.
Her ne kadar sanık …, mağdure ile cinsel ilişkiye girdiğini inkar etmiş ise de, mağdurenin istikrarlı beyanları, diğer sanık …’in savunması ve mağdurenin olaydan önce sanığa iftira atmasına neden olabilecek bir husumet bulunmadığından sanık …’un, mağdure ile anal yoldan birlikte olduğu hususunda Sayın Çoğunlukla aynı görüşü taşımaktayım. Ancak sanık …’un, mağdureyle cinsel ilişkiye girdiği sırada sanık …’in mağdureye yönelik şantajlarından bilgisi olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır.
Nitekim mağdurenin duruşma sırasında alınan beyanlarında sanıklar …’un birlikte hareket ettiğine dair bir bilgisinin olmadığını ifade etmesi, ayrıca mağdure …’nın, sanık … …’in kendisine yönelik herhangi bir şantajda bulunduğuna ilişkin anlatımının da bulunmaması, yine mağdure, şantaja konu 200 TL’yi sanık …’e verdiği sırada sanık …’un yanlarında bulunmadığını söylemesi karşısında; sanık …, rıza dahilinde mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği hususunda hataya düşmüş olabileceği, bir başka anlatımla sanık …’un mağdure ile cinsel ilişkisi sırasında diğer sanığın şantajından haberdar olup olmadığı hususu şüphe de kaldığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince 5237 sayılı TCK’nun 30. maddesi hükümlerinin sanık … hakkında uygulanması ve eylemin rızaen cinsel ilişki olarak nitelendirilmesi gerektiği kanaatiyle Sayın Çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmemekteyim.