YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3525
KARAR NO : 2007/4079
KARAR TARİHİ : 10.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, dava dilekçesinde nüfus kütüğünde 1973 olan doğum yılının gerçeği yansıtmadığını bildirerek gerçek doğum yılının belirlenmesini istemiş, mahkemece davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı … dava dilekçesinde, nüfus kütüğünde 1973 olan doğum yılının düzeltilmesini istemiş, kendisinin Muş E-Tipi Kapalı Cezaevinde hükümlü olduğunu kendisine atanan vasi ile yıllardır iletişim kuramadığını bu nedenle başvuruyu doğrudan yapmış bulunduğunu bildirmiştir. Mahkemece yargılama gününün tebliği için Muş E-Tipi Kapalı İnfaz Kurumu Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, bu müzekkerenin sonucu beklenmeden davacının ilk oturum gününe gelmediği gerekçesiyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 409. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına, işlemden kaldırıldığı 26.1.2006 gününden itibaren 3 ay içinde davanın yenilenmemesi nedeniyle 25.05.2006 günü açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dava dilekçesi içeriğinden ve dosya kapsamından, doğum yılının düzeltilmesini isteyen davacı …’un cezaevinde hükümlü olduğu ve kendisine vasi atandığı anlaşılmaktadır. 4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının 407. maddesi hükmü uyarınca 1 yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır ve böyle bir hükümlüye 419. madde hükmü uyarınca vesayet makamı tarafından gecikmeksizin vasi atanır. Anılan Yasanın 403. maddesi hükmüne göre vasi, vesayeti altındaki kısıtlının kişiliği ve mal varlığı ile ilgili tüm menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. 448. madde hükmü gereğince de vasi, veseyet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder. Somut olayda davacı hükümlü olduğunu ve cezaevinde özgürlüğü bağlayıcı cezayı çekmekte bulunduğunu ve kendisine atanmış bir vasinin olduğunu bildirdiğine göre mahkemece öncelikle müebbet hapse mahkum olan davacının vesayetle ilgili dosyasının getirtilip vasiye kısıtlının açtığı davada onu temsil etmek üzere açıklamalı çağrı kağıdı tebliğ edilerek davaya yasal temsilci aracılığıyla bakılması, bu yasal prosedür tamamlandıktan sonra toplanacak kanıtlara göre oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yönteme ve yasaya aykırı işlemler sonucu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.