Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6594 E. 2023/571 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6594
KARAR NO : 2023/571
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Belçika’da ikamet eden müvekkilinin, memleketine geldiği dönemde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan gözaltına alınıp akabinde 27.07.2016 tarihinde tutuklandığını, 15.05.2017 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, tahliye edildikten sonra yurt dışı çıkış yasağının olması ve Belçika’da aldığı gelirinden yoksun kalması nedeniyle haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. 22.03.2018 tarihli duruşmada beyanınında özetle; davanın reddini talep ettiğini, mahkeme aksi kanaatte olursa davacının düzenli bir geliri olmadığı dikkate alınarak maddi tazminatın asgari ücretinin net miktarı üzerinden hesaplanması gerektiğini, manevi tazminatın ise tutuklu veya gözaltında kaldığı süreler dikkate alınarak makul bir miktar hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca hükmedilecek bedelin zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini, ayrıca dava kabul edilecekse nispi olarak vekalet ücretinin verilmesi gerektiğini, öne sürmüştür.

3. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2018 tarihli ve 2018/19 Esas, 2018/212 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/46 Esas, 2018/39 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminatın eksik olduğundan bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Davacının yurt dışında aldığı gelirinden mahrum kaldığını, yurt dışındaki en düşük gelirini gösteren belgeleri dosyaya sunmalarına rağmen eksik maddi tazminata hükmedildiğine,
2.Haksız tutuklanması nedeni ile suçun vasfı nedeniyle toplumdan dışlandığını, aile olarak büyük yıkım yaşadığından hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/167 Esas – 2017/400 Karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 22.07.2016 – 15.05.2017 tarihleri arasında 297 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tutuklu kaldığı günlerin infaz gördüğü, derdest dosyasının bulunmadığı, davacının yurt dışında bulunduğu sürede yardım parası aldığına dair dosyaya sunulan evraklar da dikkate alınarak dosyada bilirkişi raporunun alındığını, davacının sürekli gelir getiren bir işi olmadığı aldığı sosyal yardımla geçimini sağladığı, sosyal yardımın daimi bir gelir olarak kabul edilmeyeceği, gerekli görüldüğü veya şartları oluşmadığı takdirde ilgili devlet tarafından ödenmesine her zaman son verilebileceğinden, davacının tutuklu kaldığı sürede zararını belgelendiremediğinden asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplandığı belirlenerek, 13.251,54 TL maddi 14.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/167 Esas – 2017/400 Karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 22.07.2016 – 15.05.2017 tarihleri arasında 297 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
1. Hükmedilen maddi tazminat yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 141 ve devamı maddelerinde tazminatın kapsamı belirlenmekle, dairemizin yerleşik uygulamaları kapsamında, alınamayan yurt dışı sosyal yardımın gerçekleşmesi muhtemel zarar kapsamında olması nedeniyle maddi tazminata dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/46 Esas, 2018/39 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi

2.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.