Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12338 E. 2023/9857 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12338
KARAR NO : 2023/9857
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/10084 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçlarından 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunu’nun (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. Eyüp 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2009 tarihli ve 2008/1464 Esas, 2009/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a. Ruhsatsız silah taşıma suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 11.06.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
b. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 11.06.2009 tarihinde kesinleşmiştir.

3. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 24.08.2011 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasında ve 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan mala zarar verme ve silahla tehdit suçlarını işlediğine ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2011/818 Esas, 2013/196 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan doğrudan 1.000.00 TL adli para cezası ile silahla tehdit suçundan hapisten çevrili 6.000.00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek mala zarar verme suçundan verilen kararın, 14.02.2013 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, … 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2013/225 Esas, 2014/105 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan verilen karar kesinleşmiş ise de silahla tehdit suçundan verilen karar kesinleşmediğinden gerekçesi ile hükmün açıklanmasının yer olmadığına karar verilmiştir.

4. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 16.10.2011 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan yaralama ile 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ruhsatsız silah taşıma suçunu işlediğine ilişkin … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2013 tarihli ve 2011/674 Esas, 2013/1102 Karar sayılı kararı ile yaralama suçundan 2 kez 1 yıl 9 ay hapis cezası ile, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 28.03.2016 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca … 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/299 Esas, 2016/370 Karar sayılı kararı ile,
a. Ruhsatsız silah taşıma suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının a bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek hüküm açıklanmıştır.

5. … 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/299 Esas, 2016/370 Karar sayılı kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 07.10.2021 tarihli, 2021/5598 Esas, 2021/23839 Karar sayılı kararı ile;
“1-Hükmün açıklanmasına dair kurulan yeni hükümlerde, Anayasa’nın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiilllerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak sadece hükmün açıklanması suretiyle, sanık hakkında gerekçesiz hüküm kurulması,
2- Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. … 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/572 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a. Ruhsatsız silah taşıma suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının a bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Kararı temyiz ettiğine,
2.Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyiz dışı T.G.’nin önceden bir süre mağdurun yanında çalıştığı, çalıştığı sırada mağdurun temyiz dışı T.G.’nin kredi kartı ile harcama yaptığı, daha sonra T.G.’nin mağdurun iş yerinden ayrıldığı ve zaman zaman alacağını istediği ancak alacağını alamadığı, en son gittiğinde mağdurun T.G.’yi darp ettiği, T.G.’nin akrabası olan sanık …’e olayı anlattığı yanlarında kimliği tespit edilemeyen şahısla birlikte mağdurun iş yerinin önüne gittikleri, T.G.’nin araç içinde beklediği, sanığın ve kimliği tespit edilemeyen şahsın mağdurun işyerine girdikleri, sanığın 6136 sayılı Kanun’a göre yasak niteliğine haiz olduğu tespit edilen silahı çıkartıp mağdura doğrultarak “T.’yi tanıyor musun, ver lan 350,00 TL’yi” dediği, bu sırada kimliği tespit edilemeyen şahsın elinde bulunan sopa ile mağdura vurmaya başladığı, sanığında elindeki silahın kabzası ile mağdura vurduğu, mağdurun aldığı darbeler nedeniyle basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek biçimde yaralandığı, bilahare sanığın ve kimliği tespit edilemeyen şahsın iş yerinden çıkıp kaçmaya başladıkları, mağdurun da peşlerinden çıktığı, sanığın mağdurun peşlerinden gelmemesi için silah ile havaya doğru 2 el ateş ettiği, anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Olay ve Olgular başlığının paragrafında izah edilen olayda, sanığın eyleminin hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçunu oluşturacağı, bu suç kapsamındaki delilleri takdir ve tartışmanın, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulduğu belirlenmiştir.

2. Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendi uyarınca ve 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 11.06.2009 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 24.08.2011 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak suç tarihi olan 04.05.2008 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı paragrafında açıklanan nedenle … 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/572 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.