Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/3624 E. 2007/6454 K. 03.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3624
KARAR NO : 2007/6454
KARAR TARİHİ : 03.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vekili Av.S.Saygın Yazıcıoğlu geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı adına gelen olmadı Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dava konusu taşınmazın arsa olarak kabulü ile bu niteliğine uygun biçimde değerlendirme yapılmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
1) 2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin son fıkrası uyarınca ve Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulması nedeniyle taşınmaz malda oluşacak değer düşüklüğü oranının (dolayısıyla kamulaştırma bedelinin) saptanmasında taşınmaz malın cinsi (arsa veya arazi olması) ve yüzölçümü ile irtifak hakkının kurulduğu alanın yüzölçümü, irtifakın niteliği (petrol, akaryakıt ya da doğalgaz boru hattı, elektrik enerjisi nakil hattı vb.) ve konumu göz önünde bulundurulur. Buna göre bulunacak değer düşüklüğü oranı (yöntemince kanıtlanmış önemli ve özel bir durum söz konusu olmadıkça) taşınmaz malda irtifak hakkının kurulduğu alanın mülkiyet değerinin arazilerde %35’inden, arsalarda %50’sinden fazla olamaz. Somut olayda dava konusu edilen arsa niteliğindeki 3615 m2 yüzölçümlü taşınmazın 854,48 m2’lik kısmında davacı idare lehine (ağaç dikmemek, bina vs. sabit tesis yapmamak şartı ile) daimi irtifak hakkı kurulmuş bulunduğuna ve irtifaklı alanda ağaç dikilmesi bina vs. sabit tesis yapılması yasaklandığına göre bu taşınmaz malda irtifak hakkı kurulması nedeniyle oluşacak değer düşüklüğü oranının irtifakın geçtiği alanın %50’sinden fazla ancak mülkiyet değerini de geçmemesi gerektiği düşünülmeden taşınmazda irtifaklı alanın mülkiyet değerinden daha fazla değer düşüklüğünü içeren bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması,
2) Davada tespit edilecek bedeli karşılığında dava konusu taşınmazın üzerinde kurulmuş bulunan daimi irtifak hakkının (ağaç dikmemek, bina vs. sabit tesis yapmamak şartı ile) davacı idare lehine tescil edilmesi istenilmiş bulunduğuna göre, kamulaştırma yoluyla dava konusu taşınmazda kurulan daimi irtifak hakkının istem gibi davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken irtifakın geçtiği 854,48 m2’lik kısmın davalılar adına olan tapu kaydının iptaline de karar verilmesi,
3) Hükme esas alınan üçüncü bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazın somut emsal alınan 4855 parsel sayılı taşınmazla karşılaştırılması sonucunda; emsalden 1,8 kat değerli olduğu kabul edilmiştir.
2942 sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendi gereğince emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında göz önünde tutulması gerekir. Bu itibarla dava konusu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m2 değerlerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir. Dosyaya getirtilen kayıtlara göre; dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas asgari m2 değeri 3,50 YTL, emsal alınan 4855 parsel numaralı taşınmazın asgari m2 değeri ise 14,80 YTL’dir. Bu durumda dava konusu taşınmazın değerinin en fazla emsal taşınmazın değeri kadar olabileceği gözetilmeden vergi değerlerine ters düşecek şekilde dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğunu kabul eden bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm tesisi,
4) 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 27. maddesi uyarınca tespit edilen bedelin davalılar adına bankaya bloke edilip edilmediği, bloke edilmişse bu miktarın bilirkişi kurulunca tespit edilen kamulaştırma bedelinden indirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5) Tespit ve tescile ilişkin davanın bu niteliğine göre karar harcının maktu olarak alınması gerekirken, tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden nisbi harca hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 500,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.