Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/11938 E. 2023/668 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11938
KARAR NO : 2023/668
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29.05.2013 tarih ve 2013/7370 soruşturma numaralı iddianame ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2014 tarihli ve 2013/216 Esas, 2014/23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2014 tarihli ve 2013/216 Esas, 2014/23 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 20.01.2021 tarihli ve 2016/5632 Esas, 2021/315 Karar sayılı kararı ile mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine, sanık müdafiinin temyizi yönünden ise 5271 sayılı Kanun’un 210 uncu ve 217 inci maddeleri uyarınca aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek, iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenmesinden sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2021/93 Esas, 2021/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2021/93 Esas, 2021/79 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarihli ve 2021/24147 Esas, 2022/3061 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazları reddedilerek “…Mağdurenin aşamalarda eylemlerin organ sokmak suretiyle gerçekleştiğine dair net anlatımının bulunmaması, adli muayene raporu, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanık ile suça sürüklenen çocuğun değişik tarihlerde on beş yaşından küçük mağdure ile anal yoldan cinsel ilişkiye girdiklerine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle cinsel organlarını mağdurenin kalçasına sürtme şeklinde sübuta eren eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması,..” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

6. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/172 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın atılı suçu işlemediğinin dosya kapsamında sabit olduğu, kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğu ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre Mahkemece özetle;
1.İddia, bozma ilamı, sanığın ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun bozma ilamı öncesindeki ve sonrasındaki savunmaları, mağdurenin bozma ilamı öncesindeki ve sonrasındaki beyanları, müştekilerin bozma ilamı öncesindeki beyanları, tanıkların bozma ilamı öncesindeki beyanları, … kayıtları, mağdure hakkında aldırılan raporlar, … analiz raporu, dosya içerisindeki tüm tutanaklar ve belgeler hep birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; kardeş olan sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun akrabaları olan mağdureye farklı tarihlerde önce sanığın cep telefonu vereceği bahanesi ile evlerine yakın olan samanlığa götürüp mağdurenin üzerinde bulunan giysileri çıkardıktan sonra yere yatırdığı, cinsel organını mağdurenin anal bölgesine sürttüğü, kardeşi olan temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun da mağdureye para vereceğini söyleyip yine aynı samanlığa götürüp yere uzandırırak cinsel organını mağdurenin anal bölgesine sürttüğü, söz konusu olayın mağdurenin okulda öğretmeni ….’a anlatması sonucu ortaya çıktığı ve adli mercilere intikal ettiği ve olayın bu şekilde oluşup geliştiği anlaşılmıştır.

2. Her ne kadar sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk suçlamayı kabul etmediklerini belirtmiş iseler de mağdurenin sonradan şikayetten vazgeçmiş olması ile öğretmeni …’nın kendisine ezberlettirilen kağıda yazılı olayları bu öğretmeninin demesi üzerine o şekilde anlattığını ve beyanlarının bu öğretmeni tarafından kayıt altına alındığını ancak gerçeği yansıtmadığını beyan etmiş ise de; Özellikle sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocukla akrabalığı nedeniyle aile baskısının da etkisiyle mağdurenin sonradan beyanını değiştirdiği, öğretmenin zorlamasıyla kendisine ezberlettirilen olayları anlattığını söylemesine rağmen henüz tarafların yönlendirmesi olmadan olayın ilk sıcaklığı ile öğretmenleri tarafından kayıt altına alınan ve kollukta alınan ilk beyanları örtüşen bu beyanların olayın oluş şekline uygun bulunduğundan mağdurenin ilk beyanına itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup, sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun savunmaları ile mağdurenin sonradan değiştirdiği anlatımlarının maddi gerçeği yansıtmadığı değerlendirilerek itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

3. Özellikle sanığın beyanına göre; olayın tanığı olan ve mağdureden olayı ilk olarak dinleyen tanık …’nın kendisine arkadaşlık teklif ettiğini, bunu reddettiği için iftira attığını belirtmesine rağmen, sanığın iddiası doğrultusunda getirtilen telefon kayıtlarında sanığın belirttiği tarihte tanık tarafından arandığına dair görüşme kaydının bulunmadığı, zaten kendisinin aradığını söylediği bayanın ismini dahi bilmediği ancak … olduğunu tahmin ettiği yönündeki tahayyüle dayalı hayatın olağın akışına uymayan ve maddi bulgularla çelişen bu husustaki savunmaya itibar edilmemiştir.

4.Bozma sonrası Yargıtay ilamına uyularak yapılan yargılamada Mahkemece tekrar yapılan değerlendirmede; mağdurenin 01.03.2013 tarihli ilk beyanında olay sırasında sanığın kendisini yüz üstü yatırdıktan sonra arkasına geçtiğini, cinsel organını arka bölgesine sokmaya çalıştığını, kendisinin ıslaklık hissettiğini beyan ettiği, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’un eylemi bakımından ise suça sürüklenen çocuğun cinsel organını vücuduna sokmaya çalıştığını beyan ettiği, mağdurenin olayın hemen ardından verdiği bu beyanının Mahkemece mahkumiyet hükmüne esas alındığı, mağdurenin beyanında da sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiklerine dair net bir beyan bulunmadığı, bu sebeple sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturacağı anlaşıldığından sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılmalarına karar vermek gerektiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/172 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararında sanık müdafisince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.