Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/10839 E. 2023/741 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10839
KARAR NO : 2023/741
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Katılan vekili tarafından temyize getirilen, sanıklar … ve … hakkında, … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2018 gün 2013/489 – 2018/574 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçu için öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca verilen beraat kararlarının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Katılan vekili tarafından temyize getirilen, sanık … hakkında … 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2018 gün 2013/489 – 2018/574 sayılı kararı ile taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi uyarınca kurulan “18.200,00 TL” adli para cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Katılan vekili tarafından temyize getirilen, sanıklar … ve … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2013 tarih ve 2013/9330 esas nolu iddianamesi ile olay tarihinde ölen … ‘in yetkisi olmadığı halde … İnşaat firmasına ait otel inşaat alanında sanık …’nın kullanımında olan … makinasını öğle arasında alıp rampada kalan aracı yukarı çıkartmaya çalıştığı esnada rampa kenarından aşağı düştüğü, … makinesinin altında kalarak olay yerinde hayatını kaybettiğinden bahisle, sanıklar …, …, … hakkında taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan yargılanarak eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırmaları istemiyle … 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2013/489 esas numarasını aldığı, sanıklar … ve … hakkında ise kusurları olmadığından dolayı 24.05.2013 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki vekili aracılığı ile bu Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına kararına yapılan itiraz üzerine, … Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2014 tarih ve 2014/45 D…. sayılı kararı ile sanıkların hukuki statü ve sorumlulukları dikkate alınarak takipsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği, … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2014 tarih ve 2014/5485 esas sayılı iddianamesi ile …’in ölümünde kusurları bulunduğundan bahisle bu kez sanıklar … ve … hakkında taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiklerinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açıldığı, … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/246 esas sayısını aldığı, 03.06.2014 tarihinde 2014/287 sayılı karar ile dosyanın … 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/489 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2018 gün 2013/489 – 2018/574 sayılı kararı ile; sanıklar … ve …’nın meydana gelen olayda taksire dayalı kusurları bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince Beraatlerine, sanıklar … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62/1, 50/4-1.a, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62/1, 50/4-1.a, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62/1, 50/4-1.a, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, bu kararlara karşı sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii ile katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulundukları anlaşılmıştır.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15/01/2020 gün ve 2018/4241 E. 2020/8 K. sayılı kararı ile; ilk derece mahkemesinin sanıklar … ve … hakkında vermiş olduğu mahkumiyet kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile meydana gelen olayda sanıklara izafe edilebilecek taksire dayalı kusur bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar … ve …’nın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi gereğince beraatlerine, İlk derece mahkemesinin sanıklar …, … ve … hakkında vermiş olduğu kararlara yönelik yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.12.2021 tarihli ve 2020/41598 sayılı, “ret- onama- bozma” görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği;
1.Sosyal güvenlik teftiş kurulu tarafından olayın hemen akabinde tanık olarak dinlenen işçilerin beyanları doğrultusunda hazırlanan rapora göre de sanıkların suçlu olduklarına,

2. …, Dört Yol İnşaat firmasının sahibi olmasından kaynaklı olarak firmanın yapmış olduğu işlerde meydana gelebilecek kazalardan işveren sıfatıyla hukuki ve cezai olarak sorumlu olması gerektiğine,

3…. hakkında beraat kararı verilmesi ve bu karara karşı istinaf taleplerimizin reddedilmesi usul ve yasaya aykırılık oluşturduğuna,

4. İlk derece mahkemesi tarafından sanık …’ün TCK m.85/1 gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın 18.200 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiş ve … bu karara karşı istinaf başvurularının … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından esastan reddedildiğine, verilmiş olan bu kararın usul ve yasalara aykırı olduğuna,

5. …’nın beraatine karar verilmiş olmasının usul ve yasalara aykırı olduğuna,

6. …’ün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından beraatine karar verilmiş olmasının usul ve yasalara aykırı olduğuna, sanık … … İnşaat firmasının sahibidir ve olay yerindeki çalışanların maaşlarını, şantiye şefinin maaşını ödeyendir.

7. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2018 gün 2013/489-2018/574 sayılı kararı ile;
“…Sanıklardan …’ün … Hafriyat şirketinin sahibi, sanık …’ün … İnşaat şirketinin sahibi, sanık …’ın Dört Yol İnşaat şirketinin sahibi oldukları, sanık …’nın … Hafriyat’ta şoför, sanık …’nın … makinesi operatörü olarak çalıştıkları, müteveffanın bu şirketlere ait otel inşaatında … makinesi operatör yardımcısı olarak çalıştığı, olay tarihinde müteveffanın sanık …’nın kullanımında olan … makinasını öğle arasında kullunmaya çalıştığı, önünde bulunan aracı rampadan yukarı çıkarmaya çalıştığı esnada manevra yaparken … makinesi ile birlikte rampanın kenarından aşağıya düştüğü ve … makinasının altında kalarak olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Somut gerçeğe ulaşmak ve sanıkların kusurlu olup olmadıklarını tespit etmek için dosya üçlü bilirkişi heyetine tevdii edilmiş; bilirkişiler tarafından düzenlenen 13.04.2017 ve 16.04.2018 tarihli heyet raporlarına göre sanıklar … ve …’ün asli kusurlu oldukları, sanık …’ün tali kusurlu olduğu, sanık …’nın kusursuz olduğu, sanık …’ın tali kusurlu olduğu, ancak bu kusurun …, Sercan Işıklar ve … Yörükoğlu’na ait olduğu kanaatine varıldığı mütalaa edilmiştir. Açıklayıcı oluşları ve teknik bilgi ihtiva eder özellikleri nedeniyle her iki raporun içeriğine de itibar edilmiş, sanıkların taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları yoluna gidilmiştir…” gerekçeleri ile sanıklar … ve …’nın meydana gelen olayda taksire dayalı kusurları bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi gereğince Beraatlerine, sanıklar … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62/1, 50/4-1.a, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62/1, 50/4-1.a, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62/1, 50/4-1.a, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, bu kararlara karşı sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii ile katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

2. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Adli Tıp kurumu Başkanlığının 28.06.2013 tarih ve 52483/1786 sayılı otopsi raporunda; kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, yüz, omur, klavikula ve kot kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin, beyin sapı ve omurilik doku harabiyeti, iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama ve medüller şok sonucu olduğunun saptandığı; ölü muayene ve olay yeri inceleme tutanağı, olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, SGK inceleme raporu ve ekleri, 21.09.2012 ve 22.03.2013 tarihli sözleşme örnekleri, yer teslim tutanakları, ihtarname ve … güvenliği ve eğitimlerine ilişkin diğer belgeler, kaza sonrası olay mahallini gösterir fotoğraf ve kamera görüntülerini içerir CD’nin de dosya kapsamında olduğu görülmüştür.

3. Soruşturma aşamasında alınan 15.09.2013 tarihli bilirkişi raporunda; sanıklar … , …’ün olayda asli kusurlu oldukları, sanık …’nın tali kusurlu olduğu, sanık … ve sanık …’nın kusurunun bulunmadığı, …’in tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

4. Yargılama aşamasında alınan 19.11.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ölen …’in tali kusurlu olduğu, … İSG sorumlu firması … OSGB şantiye şefi inşaat mühendisi … Körükoğlu olduğu anlaşılmakla, OSGB firmasıyla anlaşma yapılması nedeniyle, denetim görevi bu firmaya devredildiğinden, kusur bulunmadığı, işveren Selahattin Üngür’ün yetkisini … Körükoğlu’na devretmesi nedeniyle kusursuz olduğu, …’nın … güvenliği tedbirlerinin alınması ve izlenmesi hususunda görev ve sorumluluğu bulunmadığından kusurlu olmadığı, … OSGB uzmanının işverene rehberlik etmesi ve riskleri işverene bildirmesi gerektiğini, kazalı … makinesinin şantiyede düz kontak yapılarak çalıştırılmaması gerektiğini, … makinesinin kontak anahtarı ile çalıştırılması gerektiğini, bu hususun işveren veya vekiline bildirilmesi gerektiğinden ayrıca … makinesi anahtarının kilitli dolapta muhafazası gerektiği, gerek operatöre gerekse yağcıya eğitim verilmesi gerektiği, … ekipmanları ile ilgili hususlara aykırı davranılması nedeniyle … LTD şirketinin, sözleşmeli … sağlığı ve güvenliği firması olan … OSGB isimli firmanın dosyada yer almayan firma yetkilisinin asli, … İnşaat sahibi sanık … ‘ın asli, … Hafriyat LTD’nin sahibi sanık …’nin asli kusurlu olduğu, sanık operatör …’nın işverence … ekipmanını kullanmakla görevli çalışan olup, bunların kullanımından kaynaklanabilecek riskler ve bunlardan kaçınma yollarına ilişkin eğitim verilmediği, … ekipmanının tamiri, tadili, kontrol ve bakımı konularında çalışanlara işverenlerce yeterli özel eğitimde verilmediği için, yetkisiz kişilerce çalıştırılmasını önleyecek donanım bulunmaması gerektiği konusunda yeterli bilince ulaşmadığı ve … ekipmanın muhafaza edilecek bir kontak anahtarının yapılmadığı muhafazaya imkan verecek bir pozisyona sahip olmadığından dolayı da Tali kusurlu olduğu başkaca kusurlu kimsenin olmadığı hususları bildirilmiştir.

5. 13.04.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; “… 7.7.1 Sanık … yönünden: Dava konusu kazaya sebep olan … makinasımn operatörü olduğunu, maktulün … makinesine binme ve kullanma yetkisi olmadığını, makinenin (paletli loder) çalıştırılması için anahtar olmadığını, şartel ile çalıştırılabildiğini ve şarteli de bakım yapılması gerektiğinde açmaları gerektiği için kapatamadığını, maktulün kazanın olduğu sırada paletli loder ile yolda kalan bir aracı itiyor olduğunu ifade etmiştir.

6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Çalışanların yükümlülükleri MADDE 19 – (1) Çalışanlar, … sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların … ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlüdür. (2) Çalışanların, işveren tarafından verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda yükümlülükleri şunlardır: a) İşyerindeki makine, cihaz, …, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarım kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarım doğru olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek.

İşçi Sağlığı ve … Güvenliği Tüzüğü İşyerlerinde … kazalarını Önlemek Üzere Alınacak Güvenlik Tedbirleri ve Bulundurulması Gereken Araçlar Dokuzuncu Bölüm Motorlu Arabalarda Alınacak Güvenlik Tedbirleri MADDE 460 – Görevli olmayanların motorlu arabalar ve römürklar üzerine çıkmaları, operatörler tarafından önlenecek ve bunlar, üzerinde açıkça gösterilmiş bulunan en ağır yükten fazla yüklenmeyecek ve yükler, arabanın gabarisi dışına taşırtmayacak ve sağlam bir şekilde bağlanacaktır.

Davaya konu … makinasım kullandığı gerek kendi beyanlarından gerekse de dosya muhteviyatından anlaşılmaktadır. Maktul …’in … makinası ile yolda kalan bir aracı ittiğini görmesi ve müdahale etmemesi, … makinasımn üzerinde olmadığı yani kullanmadığı zamanlarda her ne surette olursa … makinasımn kutlanma ehliyeti ve yeterliliği olmayan bir başkası tarafından kullanılmaması için makinayı kapatması, kendi denetim ve kontrolü olmadan bir başkasının makinayı çalıştıramayacağı şekilde … makinasım emniyette bırakmaması, bakım onarım işleri için de olsa makinayı açık bırakmaması gerekçeleriyle dava konusu olayda asli oranda kusurlu olduğu,

7.7.2 Sanık … yönünden:
Ünsa İnşaat firmasının yaptırdığı otel inşaatının yüklenici firması Dört Yol inşaat firmasının sahibi olduğunu ifade etmiştir.

6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İşverenin genel yükümlülüğü MADDE 4 – (1) İşveren, çalışanların işle ilgili … ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yanılması, gerekli … ve gereçlerin şadlanması, … ve güvenlik tedbirlerinin desisen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yanar, b) İşyerinde alınan is sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar, c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır, ç) Çalışana görev verirken, çalışanın … ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır.

6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Risklerden korunma ilkeleri MADDE 5 – (l) İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur: a) Risklerden kaçınmak, b) Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek, c) Risklerle kaynağında mücadele etmek, f) Teknoloji, … organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek, ğ) Çalışanlara uygun talimatlar vermek.

6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Risk değerlendirmesi, kontrol, ölçüm ve araştırma MADDE 10 – fi) İşveren, is sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür.

6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Çalışanların eğitimi MADDE 17 – (1) İşveren, çalışanların … sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya … değişikliğinde, … ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir. Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır. (5) Tehlikeli ve cok tehlikeli sınıfta ver alan işyerlerinde: yapılacak islerde karşılaşılacak … ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair belse olmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanlar ise baslatılamaz. (6) Geçici … ilişkisi kurulan işveren, … sağlığı ve güvenliği risklerine karşı çalışana gerekli eğitimin verilmesini sağlar.

15.05.2013 tarih ve 28648 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Çalışanların … Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik İşverenin yükümlülükleri MADDE 5 – (2) İşveren, geçici … ilişkisi kurulan diğer işverene Kanunun 16 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki hususlar ile ilgili bilgi verir; geçici … ilişkisi kurulan işveren bu konular hakkında çalışanlarına gerekli eğitimin verilmesini sağlar. O) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İs Kanununun 2 nci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen asıl isveren-alt işveren ilişkisi kurulan işyerlerinde, alt işverenin çalışanlarının eğitimlerinden, asıl işveren alt işverenle birlikte sorumludur. (4) İşveren, tehlikeli ve cok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde: yapılacak islerde karşılaşılacak … ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındı&ına dair belge olmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanları ise baslatamaz.

29.12.2012 tarih 28512 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 30.12.2012 yürürlük tarihli … Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği İşveren yükümlülüğü MADDE 5 -(1) İşveren; çalışma ortamının ve çalışanların … ve güvenliğini sağlama, sürdürme ve geliştirme amacı ile … sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.

… Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği Asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde risk değerlendirmesi MADDE 15 -(1) Bir işyerinde bir veya daha fazla alt işveren bulunması halinde: a) Her alt işveren yürüttükleri işlerle ilgili olarak, bu Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli risk değerlendirmesi çalışmalarını yapar veya yaptırır, b) Alt işverenlerin risk değerlendirmesi çalışmaları konusunda asıl işverenin sorumluluk alanları ile ilgili ihtiyaç duydukları bilgi ve belgeler asıl işverence sağlanır, c) Asıl işveren, alt isverenlerce yürütülen risk değerlendirmesi çalışmalarını denetler ve bu konudaki çalışmaları koordine eder. (2) Alt işverenler hazırladıkları risk değerlendirmesinin bir nüshasını asıl işverene verir. Asıl işveren; bu risk değerlendirmesi çalışmalarını kendi çalışmasıyla bütünleştirerek, risk kontrol tedbirlerinin uygulanıp uygulanmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

Dava konusu kazanın gerçekleştiği ve yüklenicisi olduğu inşaat işyerinde etkili bir … sağlığı ve güvenliği politikası oluşturmaması, inşaat alanında tehlike ve riskleri tespit ettirmemesi, alt yüklenicilere dair gerekli kontrol ve denetim mekanizmalarını oluşturmaması, alt yüklenicilerin çalışanlarına dair gerekli eğitim belgelerinin olup olmadığını (tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde yapılacak işlerde karşılaşılacak … ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair belge olmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanların işe başlatılamayacağı mevzuatlarda hüküm altına alınmıştır) kontrol etmemesi/ettirmemesi, … ekipmanlarını mevzuatlar gereğince uygun olup olmadığı hususlarında (… ekipmanı devrildiğinde operatörün bulunduğu alanın operatör ezilmeyecek şekilde dayanıklı malzemeden olması gereklidir / Yapı İşlerinde … ve Güvenlik Yönetmeliği B-Yapı Alanlarındaki Özel Asgari Şartlar Bölüm II- 8.4) kontrol mekanizmalarını oluşturmadığı gerekçeleriyle belirtilen hususların dava konusu kaza olayı ile illiyet bağı içermesi sebebiyle dava konusu olayda tali oranda kusurlu olduğu kanaatindeyiz. Ancak dosya muhteviyatından anlaşıldığı üzere söz konusu inşaat işi için gerekli teknik görevlendirmeleri yaptığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında bulunan 15.04.2013 tarihli görevlendirme belgesinde … sağlığı ve güvenliğine dair işveren sorumluluğundaki görevleri yürütmek ve uygulamakla Selahaddin Ungür’ün (işverenin … sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren tarafından görevlendirilmiş olup işveren adına hareket eden ve … sağlığı güvenliğine dair gerekli uygulamaları yapmakla görevlendirilmiş olduğundan işverene ait sorumluluk kendisine aittir) görevlendirildiği, yapı ruhsatı belgesinden anlaşıldığı üzere şantiye şefi olarak … Yörükoğlu’nun (Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları İle Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik Şantiye şefliği MADDE 10 -(8) Şantiye şefi görev aldığı yapım işinde … sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemin aldırılması yetkisine sahiptir. Bu yetkinin yapı müteahhidi tarafından kullandırılmaması halinde şantiye şefi sorumlu tutulamaz. (9) Şantiye şefi görev aldığı yapım işinde … sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve kusurları, öneri ve önlemleri belirlemek, yapı müteahhidine rapor etmek ve şantiyede görev alan ilgili kişilere bildirmekle yükümlüdür. Raporda yer alan hususların yerine getirilmemesinden yapı müteahhidi sorumludur) görevlendirildiği ve … güvenliği uzmanı olarak M.Sercan Işıklar’m (29.12.2012 tarih 28512 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 30.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren … Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik … güvenliği uzmanlarının görevleri MADDE 9 – (1) … güvenliği uzmanlan, aşağıda belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür: a) Rehberlik; 1) İşyerinde yapılan çalışmalar ve yapılacak değişikliklerle ilgili olarak tasarım, makine ve diğer teçhizatın durumu, bakımı, seçimi ve kullanılan maddeler de dâhil olmak üzere işin planlanması, organizasyonu ve uygulanması, kişisel koruyucu donanımların seçimi, temini, kullanımı, bakımı, muhafazası ve test edilmesi konularının, … sağlığı ve güvenliği mevzuatına ve genel … güvenliği kurallarına uygıın olarak sürdürülmesini sağlamak için işverene önerilerde bulunmak. 2) tş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirmek, b) Risk değerlendirmesi; 1) … sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapılmasıyla ilgili çalışmalara ve uygulanmasına katılmak, risk değerlendirmesi sonucunda alınması gereken … ve güvenlik önlemleri konusunda işverene önerilerde bulunmak ve takibini yapmak, c) Çalışma ortamı gözetimi; ç) Eğitim, bilgilendirme ve kayıt;) görevlendirildiği anlaşılmakta olup kendisine ait kusurun belirtilen bu üç kişiye ait olduğu görüş ve kanaatindeyiz…” şeklinde görüş bildirilmiş olup, ayrıca aynı raporda, sanık …’ün asli kusurlu olduğu, maktul …’in tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.16.04.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda da; sanık … ‘ün tali kusurlu olduğu, sanık …’nın kusursuz olduğu, 13.04.2017 tarihli kök raporda belirtilen görüşte bir değişiklik yapılmasını gerektirecek bir husus olmadığı kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.

6. Sanık … ‘ün ifadesinde; “…Ben ana firmanın sahibiyim. Söz konusu yeri bitmiş hali ile teslim etmek üzere … firması ile anlaştım. Sözleşmede herhangi bir yükümlülüğümün bulunmamasına rağmen şantiye şefi ve … güvenliği firması ile sözleşme yapıp oraya koydum. Ben belirtmiş olduğum gibi sözleşmenin işin tamamını bitimi ile ilgili yaptım. Buna göre bana kusurlu yüklenmemesi lazım. Çünkü sözleşmeyi yaptığım firma da ehil bir firmadır. Nitekim iki bilirkişi raporunda bana kusur izafe edilmemiştir. Son raporda tali kusurlu olduğum belirtilmiştir. Bu raporu kabul etmiyorum. Bu rapora göre hareket edersek arsa sahibinin dahi dosyaya dahil olması lazım. Ben kendi adıma tüm gerekli işlemleri yaptım. Kusursuzum. Beraatime karar verilsin…” dediği, sanık …’nın ifadesinde, “… şantiye de … makinesi operatörü olarak çalışmaktaydım. biz öğle molası verdik. Bu sırada ölen şahsı benim kullandığım … makinesinin yanına inmiş. Benden izin almadı. Kendisini makine ile rampada gördüm. orada manevra yaparken düştü kendisi inşaatta makine yağcısı olarak çalışıyordu. … makinesine binme ve kullanma yetkisi yoktu. Neden makineye bindiğini bilmiyorum bahse konu … makinesinin çalıştırılması için anahtarı yoktur. Şartel ile çalıştırılabilir. Şarteli de kapatamıyorum. Çünkü bakım yapılması gerektiğinde açmaları gerekiyor…” şeklinde savunma yaptığı belirlenmiştir.

7. Olayın tanıkları E.Ç., N.I., Ö.E., H.A.’nın anlatımları dava dosyasında mevcuttur.

8. Ölenin kardeşi katılan …’in her aşamada sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 24.01.2014 tarihli duruşmada, hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

9. Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıklar …, … ve … hakkında vermiş olduğu kararlara yönelik kabul edilen olay ve olgularda, … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.01.2020 gün ve 2018/4241 E. 2020/8 K. sayılı kararı ile; İlk derece mahkemesinin sanıklar …, … ve … hakkında vermiş olduğu kararlara yönelik yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin sanıklar … ve … hakkında vermiş olduğu mahkûmiyet kararlarına yönelik yapılan istinaf başvuruları hakkında, … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.01.2020 gün ve 2018/4241 E. 2020/8 K. sayılı kararı ile;

“…Sanık … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesinde;
Dosyada yer alan bilirkişi raporlarında, … ekipmanlarını kullanma sırasında meydana gelebilecek riskler ve bunlardan kaçınma yollarına ilişkin eğitim verilmemesi, … ekipmanlarının tamiri, tadili, kontrol ve bakımı konularında eğitim yetersizliği nedeniyle, sanık … ya tali kusur verildiği görülmüş ise de; sanığın kazaya karışan … makinesinin sorumlu operatörü, ölenin ise aynı … makinesinin yağcısı olduğu, bu sebeple ölenin … makinesine bakım yapmak amacı ile çıkmasının olağan olduğu, kazanın öğlen yemeği saatinde meydana geldiği, bu sebeple sanık …’ın kazaya müdahalesinin bulunmadığı, rampada kalan kamyonu kurtarmak amacıyla ölen …’in bahse konu … makinesini herhangi bir izin almaksızın çalıştırdığı, kamyonu ittikten sonra dönüş yapmaya çalışırken dönüşünü tamamlayamayıp çukura düştüğü ve bu şekilde kaza neticesinde ölüm olayının meydana geldiği, ölen …’in oparatör belgesinin bulunmadığı, kendi insiyatifi ile … makinesini çalıştırdığı, … makinesini çalıştıracak herhangi bir anahtarın bulunmadığı ve şarter ile aracın çalıştırıldığının anlaşıldığı,eğitim verilmesi görevinin işverenlere ait olduğu, bu nedenle verilmemesi nedeniyle yeterli bilince ulaşmamasından sanığın sorumlu tutulamacağı, aracın kontak anahtarının bulunmaması ve bu anahtarın muhafazasına imkan tanıyacak bir sistemin kurulmamasından da sanığın değil üstü konumunda olan işveren yetkili temsilcisinin sorumluluğunun söz konusu olabileceği, ölenin kazaya karışan makinenin yağcısı olması nedeniyle makinenin bakımını yapmak üzere … makinesine girip çıkmasının , … park halindeyken ölenin bakım amacı ile aracın yanına gitmesinin ihtimal dahilinde olduğu, aracı çalıştırması ve kamyonu kurtarmasının ise ölenin kendi insiyatifi ile gerçekleştiği, bu durumda öğlen yemeği molasında olan sanığa kusur atfedilmesinin mümkün olamayacağı, tüm bu sebeplerden dolayı yerel mahkemece sanığın tali oranda da olsa kusurlu bulunarak mahkumiyetine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna ulaşılmış, anlatılan gerekçe ile sanık hakkındaki mahkumiyet kararının kaldırılmasına, olayda herhangi bir kusuru bulunmayan sanığın beraatine dair karar vermek gerektiği,

Her ne kadar sanık … hakkında yerel mahkemece mahkumiyetine dair karar verilmiş ise de, sanığın ana yüklenici olan … İnşaat firmasının yetkilisi olduğu, harfiyat işlerinin yüklenici … İnşaat’a verildiği, bu firma tarafından harfiyat ve kazı işlerinin … Harfiyat’a devredildiğinin anlaşıldığı, meydana gelen kazanın kazı ve harfiyat işlerinin yürütülmesi sırasında meydana gelmesi nedeniyle bu işlerde herhangi bir görevi bulunmayan sanık … hakkında, dosyada yer alan 15/09/2013 ve 19/11/2015 tarihli bilirkişi raporlarında kusur verilmemesinin dosya kapsamına uygun ve hakkaniyetli olduğu, nitekim … … Mahkemesi’ne sunulan 23/05/2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda da sanığa sadece hukuki sorumluluk doğurabilecek mahiyette %10 oranında kusur verildiği, anılan bilirkişi raporlarının birbirini teyit etmesi dosya kapsamına uygun, bilimsel veriler ve değerlendirmeler ışığı altında hazırlandığı görüldüğünden hükme esas alınması gerektiği, sanığın şantiye şefi olarak … Yörükoğlu’nu görevlendirmesi, … güvenliği uzmanı olarak M. Sercan Işıklar’ı görevlendirmesi, işleyişin teknik bilgi gerektirmesi ve usulüne uygun teknik görevlendirme yapılması karşısında, sanığın meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmış, bu sebeplerle yerel mahkemece sanığın kusurlu bulunularak mahkumiyetine dair karar verilmiş olmasındaki takdir ve gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, sanık … yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, sanığın beraatine…” şeklinde sanıklar Selahattin ve …’nın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanıklardan …’ün sahibi olduğu … İnşaat Firmasının … …’ta yapılacak olan bir otelin inşaatının müteahhit firması olduğu, … İnşaat firması da bu otelin taşeronluğunu yapmak üzere sanık … Uğur’un sahibi olduğu … İnşaat Firması ile anlaştığı, … İnşaat Firması da inşaat yapılacak alanın hafriyat işini aralarındaki sözleşmeye istinaden sanık …’ün sahibi olduğu … Hafriyat’a devrettiği, … Hafriyat firmasında yardımcı eleman olarak çalışan ve kaza tarihinde 18 yaşını bitirmiş olan …’in olay günü öğlen yemek saatinde yetkisi olmadığı halde … makinası operatörü sanık …’nın kullanımında olan … makinasını çalıştırarak rampadan çıkmakta olan kamyonu iterek çıkarmaya çalıştığı esnada, manevra yaparken … makinesi ile birlikte rampanın kenarından aşağıya düştüğü ve … makinasının altında kalarak olay yerinde hayatını kaybettiği olaya ilişkin sanıklar Selahattin ve … hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

A.Tebliğname Görüşü Yönünden;
Sanıklardan …’ün sahibi olduğu … İnşaat Firmasının … …’ta yapılacak olan bir otelin inşaatının müteahhit firması olduğu, … İnşaat firması da bu otelin taşeronluğunu yapmak üzere sanık … ‘un sahibi olduğu … İnşaat Firması ile anlaştığı, … İnşaat Firması da inşaat yapılacak alanın hafriyat işini aralarındaki sözleşmeye istinaden sanık …’ün sahibi olduğu … Hafriyat’a devrettiği, … Hafriyat firmasında yardımcı eleman olarak çalışan ve kaza tarihinde 18 yaşını bitirmiş olan …’in olay günü öğlen yemek saatinde yetkisi olmadığı halde … makinası operatörü sanık …’nın kullanımında olan … makinasını çalıştırarak rampadan çıkmakta olan kamyonu iterek çıkarmaya çalıştığı esnada, manevra yaparken … makinesi ile birlikte rampanın kenarından aşağıya düştüğü ve … makinasının altında kalarak olay yerinde hayatını kaybettiği olayda; … İnşaat Firması ile … İnşaat Firması arasında 21.09.2012 tarihinde imzalanan uzman yüklenici sözleşmesinin “Devir ve ciro yasağı” başlıklı sekizinci maddesinde, uzman yüklenicinin bu sözleşme ile yüklenmiş olduğu işi yüklenici ve işveren firmasının onayı olmadıkça hiçbir şart dahilinde, üçüncü gerçek ve tüzel kişilere devir ve ciro edemeyeceği, aksi taktirde yüklenicinin sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkına sahip olduğuna, ayrıca uzman yüklenicinin işin belirli kısımlarını kendi sorumluluğu altında ve işverenin yazılı onayını alarak alt taşeronlara verebileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Aynı sözleşmenin “… ve işçinin emniyeti” başlıklı dokuzuncu maddesi ile “… güvenliği” başlıklı onuncu maddesinde de, uzman yüklenicinin her türlü güvenlik önlemini almakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Buna göre, … İnşaat Firmasının sahibi ve yetkilisi olan sanık … ‘ün … İnşaat Firması ile sözleşme imzaladıktan sonra, … İnşaat Firmasının da inşaat yapılacak alanın hafriyat işini aralarındaki sözleşmeye istinaden sanık …’ün sahibi olduğu … Hafriyat’a devrettiği, olayın … Hafriyat’ın yaptığı … sırasında ve … Hafriyatın sorumluluk alanında meydana geldiği, 15.09.2013 ve 19.11.2015 tarihli bilirkişi raporlarındaki sanık … hakkında yapılan tespitlerin oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu olduğu anlaşılmakla; sanık … ‘ün mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi gerekçesi ile bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanıklar …, …, … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin sanıklar …, …, … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

C. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Sanıklardan …’ün sahibi olduğu … İnşaat Firmasının … …’ta yapılacak olan bir otelin inşaatının müteahhit firması olduğu, … İnşaat firması da bu otelin taşeronluğunu yapmak üzere sanık … Uğur’un sahibi olduğu … İnşaat Firması ile anlaştığı, … İnşaat Firması da inşaat yapılacak alanın hafriyat işini aralarındaki sözleşmeye istinaden sanık …’ün sahibi olduğu … Hafriyat’a devrettiği, … Hafriyat firmasında yardımcı eleman olarak çalışan ve kaza tarihinde 18 yaşını bitirmiş olan …’in olay günü öğlen yemek saatinde yetkisi olmadığı halde … makinası operatörü sanık …’nın kullanımında olan … makinasını çalıştırarak rampadan çıkmakta olan kamyonu iterek çıkarmaya çalıştığı esnada, manevra yaparken … makinesi ile birlikte rampanın kenarından aşağıya düştüğü ve … makinasının altında kalarak olay yerinde hayatını kaybettiği olayda; … İnşaat Firması ile … İnşaat Firması arasında 21.09.2012 tarihinde imzalanan uzman yüklenici sözleşmesinin “Devir ve ciro yasağı” başlıklı sekizinci maddesinde, uzman yüklenicinin bu sözleşme ile yüklenmiş olduğu işi yüklenici ve işveren firmasının onayı olmadıkça hiçbir şart dahilinde, üçüncü gerçek ve tüzel kişilere devir ve ciro edemeyeceği, aksi taktirde yüklenicinin sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkına sahip olduğuna, ayrıca uzman yüklenicinin işin belirli kısımlarını kendi sorumluluğu altında ve işverenin yazılı onayını alarak alt taşeronlara verebileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Aynı sözleşmenin “… ve işçinin emniyeti” başlıklı dokuzuncu maddesi ile “… güvenliği” başlıklı onuncu maddesinde de, uzman yüklenicinin her türlü güvenlik önlemini almakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Buna göre, … İnşaat Firmasının sahibi ve yetkilisi olan sanık … ‘ün … İnşaat Firması ile sözleşme imzaladıktan sonra, … İnşaat Firmasının da inşaat yapılacak alanın hafriyat işini aralarındaki sözleşmeye istinaden sanık …’ün sahibi olduğu … Hafriyat’a devrettiği, olayın … Hafriyat’ın yaptığı … sırasında ve … Hafriyatın sorumluluk alanında meydana geldiği, 15.09.2013 ve 19.11.2015 tarihli bilirkişi raporlarındaki sanık … hakkında yapılan tespitlerin oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu olduğu, ayrıca sanık …’nın kazaya karışan … makinesinin sorumlu operatörü, ölenin ise aynı … makinesinin yağcısı olduğu, bu sebeple ölenin … makinesine bakım yapmak amacı ile çıkmasının olağan olduğu, kazanın öğlen yemeği saatinde meydana geldiği, bu sebeple sanık …’ın kazaya müdahalesinin bulunmadığı, rampada kalan kamyonu kurtarmak amacıyla ölen …’in bahse konu … makinesini herhangi bir izin almaksızın çalıştırdığı, kamyonu ittikten sonra dönüş yapmaya çalışırken dönüşünü tamamlayamayıp çukura düştüğü ve bu şekilde kaza neticesinde ölüm olayının meydana geldiği, ölen …’in oparatör belgesinin bulunmadığı, kendi insiyatifi ile … makinesini çalıştırdığı, … makinesini çalıştıracak herhangi bir anahtarın bulunmadığı ve şalter ile aracın çalıştırıldığının anlaşıldığı, aracın kontak anahtarının bulunmaması ve bu anahtarın muhafazasına imkan tanıyacak bir sistemin kurulmamasından da sanık …’nın sorumlu tutulamayacağından kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının anlaşılması karşısında; İlk Derece Mahkemesinin sanıklar … ve … hakkında vermiş olduğu mahkumiyet kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılması ile meydana gelen olayda sanıklara izafe edilebilecek taksire dayalı kusur bulunmadığından, sanıklar … ve …’nın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi gereğince beraatlerine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.01.2020 gün ve 2018/4241 E. 2020/8 K. sayılı kararda hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin Sosyal güvenlik teftiş kurulu tarafından olayın hemen akabinde tanık olarak dinlenen işçilerin beyanları doğrultusunda hazırlanan rapora göre de sanıkların suçlu olduklarına, sanık …’ün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından beraatine karar verilmiş olmasının usul ve yasalara aykırı olduğuna, sanık … İnşaat firmasının sahibidir ve olay yerindeki çalışanların maaşlarını, şantiye şefinin maaşını ödeyen olduğuna, sanık …’nın beraatine karar verilmiş olmasının usul ve yasalara aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden:
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin sanıklar …, …, … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.01.2020 gün ve 2018/4241 E. 2020/8 K. sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.