YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24004
KARAR NO : 2023/9584
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında mağdurlar …, … ve …’ye yönelik nitelikli yağma suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyi incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiinin bu yöndeki temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında katılan …’ya yönelik nitelikli yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.04.2017 tarihli ve 2017/11263 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında katılan …’ya nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri uyarınca cezalandırma istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2018 tarihli ve 2017/196 Esas, 2018/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.05.2018 gün, 2018/1008 Esas ve 2018/1343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi;
1. Suçun işlendiğine ilişkin yeterli delilin bulunmadığına,
2. Suçun unsurunun oluşmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İş yerine ait aracı gizlice alan katılan …’ın arkadaşları olan diğer mağdurlara aracı kiraladığını söylemesi üzerine birlikte gezmeye başladıkları, bir müddet sonra arkadaşlarının gerçeği öğrenmeleri üzerine korkup endişeye kapıldıkları, ardından kendilerine yardımcı olabileceklerini düşündükleri sanıklarla irtibata geçip onların yanına gittikleri, sanıkların olumlu yaklaşması üzerine aracı burada bıraktıkları, araç sahibinin katılan …’ın babası … ile irtibata geçmesi üzerine araç sanıklardan alınarak sahibine teslim edildiği, bir sonraki gün saat 23.00 ile 23.30 sularında sanıkların katılan ve mağdurlardan onlara yardımcı oldukları bahanesiyle cep telefonlarını istedikleri, katılan ve mağdurların olumsuz yanıt vermesi üzerine sanık …’ın katılan ve mağdurlara tokat atıp cep telefonlarını zorla alarak sanık …’e verdiği, daha sonraki günlerde sanıkların mağdurlara ait cep telefonlarını teslim ettikleri halde katılana ait cep telefonu iade etmedikleri, olaydan bir zaman sonra katılan …’ın durumu babası …’a anlattığı, katılan ve babasının cep telefonunu sanık …’dan geri istedikleri ve aldıkları olumsuz yanıt üzerine polis merkezine başvurarak şikayetçi oldukları anlaşılmıştır.
2. Dosya içeresinde suç konu cep telefonun fatura suretinin buluğundu görülmüştür.
3. Katılanın arkadaşları olan diğer mağdurlar …, Fikri ve Yuksel Burak’ın, katılan ile benzer beyanda bulundukları görülmüştür.
4. Katılan … ve babası …’ın olayın başında itibaren özde değişmeyen anlatımlarda bulundukları anlaşılmıştır.
5. Bilgi Teknolojileri ve İleştim Kurumundan alınan kayıtlara göre olay tarihinden sonra katılan …’a ait cep telefonu ile anık … tarafından …58 numaralı telefon hattı ile kullanılmaya başlandığı saptanmıştır.
6. Sanıkların aşamalarda değişerek gelişen ve kendi içerisinde çelişen savunmalarda bulundukları anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Delil Yetersizliği Yönünden
Katılanların özde değişmeyen beyanları ve bunu doğrulayan mağdurlarını beyanları sanıkların savunmaları, telefon görüşme kayıtları ve tüm katılara göre sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suçun Unsuru Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın cep telefonunu zorla alarak nitelikli yağma eylemini gerçekleştiren sanıklar hakkında kurulan hükümde suçun unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Mağdurlar …, … ve …’ye Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Giriş bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE
B. Sanıklar Hakkında Katılan …’ya Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanblul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2018/1008 Esas, 2018/1343 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbu Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.