Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/2199 E. 2023/1038 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2199
KARAR NO : 2023/1038
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/962 Esas, 2016/449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 180 gün adli para cezasına esas gün ile cezalandırılmasına, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (d) bendi uyarınca (1/2) artırım yapılarak 270 gün.., 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 225 gün adli para cezasına esas gün ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. … 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/962 Esas, 2016/449 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.10.2021tarih, 2019/10237 Esas, 2021/7029 Karar sayılı kararı ile sair yönleri incelenmeksizin basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Mahkeme bozma ilamına uyarak, Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 251 ve devamı maddeleri gözetildiğinde Basit Yargılama Usulünün uygulanıp uygulanmayacağının hakimin takdirine bırakıldığı, takdiren basit yargılama usulünü uygulamayarak genel hükümlere göre karar verdiği anlaşılmıştır.

4. … 43. Asliye Ceza Mahkemesi, 20.01.2022 tarihli ve 2021/798 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 180 gün adli para cezasına esas gün ile cezalandırılmasına, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (d) bendi uyarınca (1/2) artırım yapılarak 270 gün.., 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 225 gün adli para cezasına esas gün ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.04.2022 tarihli onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin Temyiz Sebebi
Sanık hakkında hükmedilen cezanın, mağdurda meydana gelen zararın ağırlığı ile orantılı olmadığına, az olduğuna

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde, saat 21:50 sıralarında, sanığın idaresindeki … ile meskun mahalde ve 8 metre genişliğindeki tek yönlü yolda seyir halinde iken, olay yeri kavşağa geldiğinde, iniş eğimli sokaktan, ana yola çıkan 4 yaşındaki mağdura çarptığı, hayati fonksiyonlarını ikinci derece etkileyecek kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır.

2. Kaza Tespit Tutanağında, mağdur çocuğun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68 inci maddesinde düzenlenen yayaların uyması gereken kurallardan olan “yayaların Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almak…” kuralını ihlal ettiğinden Asli kusurlu, … sürücüsünün ise 2918 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinde düzenlenen “sürücüler kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, … üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak” kuralını ihlal ettiğinden Tali kusurlu olduğu yönünde görüş yazılmıştır.

3. Sanık, alınan savunmasında “olay günü aracımla seyir halinde iken düğün olduğu için yol kenarı kalabalıktı. Bu nedenle 30-40 km hızla seyir halinde idim. Mağdur birden yokuş aşağıya doğru yola fırlayınca fren yapmama rağmen çarpmaya engel olamadım” şeklinde savunmada bulunmuştur.

4. Mağdurun yaralanması ile ilgili Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen rapora göre; kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisinin 2. derece, mağdurun yüzündeki lezyonun sabit iz niteliğinde olduğu şeklindedir.

5. 08.07.2015 tarihli emekli trafik polisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda da kaza tespit tutanağı ile örtüşecek şekilde sanığın tali, mağduru asli kusurlu olduğu görüşü verilmiştir.

6.Taraflar uzlaşmak istemiş ve sanık uzlaştırma müzakeresinde, 1.250,00 TL ödemeyi kabul etmiş, ancak edimini yerine getirmediği için dava açılmıştır.

7. Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiş ve kasıtlı suçlardan adli sicil kayıtlarının olduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin Temyiz Nedenleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, yaralanmanın niteliği, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekir. Yukarıda izah edilen olayda Mahkemece tali kusurlu sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin olunan ceza miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/798 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.