Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/13762 E. 2023/2825 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13762
KARAR NO : 2023/2825
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.02.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin, 07.10.2013 tarihli ve 2013/147 Esas, 2013/704 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 191 inci maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları uyarınca 4.800,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına, sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve cezanın infazının ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 29.11.2016 tarih, 2013/13318 Esas, 2016/3918 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı verilerek bozma sonrası yapılan yargılama ile İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin, 30.03.2017 tarihli ve 2017/16 Esas, 2017/207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdir edilen 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Karara yönelik sanık müdafiinin itirazı üzerine İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09.05.2017 tarihli ve 2017/288 Değişik İş sayılı itirazın reddine ilişkin karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 09.05.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Sanığın 11.08.2019 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu nedeni ile İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli 2019/387 Esas 2021/114 Karar sayılı kararının ihbarı ile dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin, 06.05.2022 tarihli ve 2022/283 Esas, 2022/194 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.800,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle, temyiz hakkını kullanmak istediğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09.05.2017 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 11.08.2019 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra, zamanaşımını kesen 07.10.2013 tarihli bozma ilamı öncesi mahkûmiyet hükmünden bozmaya uyularak verilen 06.05.2022 tarihli temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmüne kadar 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrasında 15-18 yaş arasındaki çocuklar için öngörülen 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı olduğu ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine Yargıtay tarafından karar verilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin, 06.05.2022 tarihli ve 2022/283 Esas, 2022/194 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.