Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/12701 E. 2009/2445 K. 30.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12701
KARAR NO : 2009/2445
KARAR TARİHİ : 30.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkillerinin miras bırakanı ….un borçlu olduğu 1.700.000.000 TL’lik bononun 1.650.000.000 TL’sini ciranta davalı …’ya ödediğini, ancak davalının bu senedi ciro yoluyla ….. isimli kişiye verdiğini, bu kişinin de senedi bir bütün olarak takibe koyduğunu, ödenen bedelin tekrar müvekkilinden tahsil edilmekte olduğunu, bu durumda davalının sebepsiz zenginleştiğini, bu bedelin tahsili için yapılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, davacının miras bırakanının takibe itiraz etmediğini, müvekkilinin başkalarına verdiği bu bonoyla ilgisi olmayan ve her nasılsa aynı gün ödeme tarihli belgelerle davacıların takip başlattıklarını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın zamanaşımına uğramadığı, davacı tarafça sunulan davalı yanca da imzası inkar edilmeyen üç adet ödeme belgesinden davacıların miras bırakanı…..un davalıya bono nedeniyle 1.650.000.000 TL ödemede bulunduğu, davalının sebepsiz zenginleştiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının % 40 oranında inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece işlemiş faiz talebi yönünden araştırma ve inceleme yapılmamış olması doğru olmadığı gibi faize faiz yürütülmesine olanak sağlayacak şekilde hüküm kurulması da B.K.’nun 104/ son maddesine aykırılık oluşturur.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.