YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28344
KARAR NO : 2023/122
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, şikayetçi …’ın 18.11.2015 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olduğunu ve kamu davasına katılmak istediğini beyan etmesine karşın Yerel Mahkemece şikayetçinin katılma talebinin karara bağlanmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 237 maddesinin (ikinci) fıkrası gereğince şikayetçi …’ın davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/ 637 Esas, 2016/415 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; aralarında husumet olan sanığın, mağdur … aracılığıyla gıyabında kendisini tehdit ettiği sabit olmasına rağmen sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın, olayın aynı zamanda tanığı konumunda olan mağdur …’ı suç tarihinde yanına çağırarak, …’a ” Seni, …’ı, …’ı vuracağım” şeklinde sözler söyleyerek, katılan …’ı gıyapta tehdit ettiğinin iddia edildiği olayda; Yerel Mahkemece, taraflar arasında husumet bulunması ve sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve somut delil bulunmadığından “şüpheden sanık yararlanır ilkesi” gereğince, sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılanın Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Sanık ile kardeşi olan katılan arasında husumet bulunması, olayın tanığı konumunda olan mağdur …’ın beyanı dışında tarafsız tanık beyanının ve aşamalarda dinlenen tanık …’nin tehdit eylemine dair bilgi ve görgüsünün bulunmaması nedeniyle Yerel Mahkemenin beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/637 Esas, 2016/415 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.