YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28346
KARAR NO : 2023/127
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemes
SUÇLAR : Tehdit, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2014/1572 Esas, 2016/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve emanete kayıtlı av tüfeğinin müsaderesine karar verilmiştir.
B. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2014/1572 Esas, 2016/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle aynı maddenin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mağdurun kendisine sopayla saldırması ve aracının camını kırmasından dolayı can ve mal güvenliğini korumak için av tüfeğini eline aldığını, asıl mağdurun kendisi olduğu, bu nedenle eyleminin “Meşru savunma” kapsamında kaldığı kabul edilerek hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Alınan adli muayene raporu uyarınca 1.80 promil alkollü olan sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken, park halinde bulunan araçlara çaparak tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği olayda; sanığın olay günü alkollü araç kullandığını belirten ikrar içeren savunması, adli muayene raporu, trafik idari para cezası karar tutanağı, trafik kazası tespit tutanağı, 04.11.2014 tarihli kolluk tutanağı içeriği ve tanık beyanları karşısında, Yerel Mahkemece iddia sabit görülerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Sanık ile mağdur arasında olay günü çıkan tartışmada, sanık …’in emanete kayıtlı av tüfeğini aracından çıkarıp mağdur …’a doğrultarak tehdit ettiği, soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanık …’nün benzer beyanları, sanığın ikrar içeren savunması, mağdur beyanı, 04.11.2014 tarihli kolluk tutanağı içeriği ve olay yeri inceleneme raporu karşısında, Yerel Mahkemece iddia sabit görülerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın savunması ile soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanık …’nün beyanı, diğer tanık beyanları, mağdur beyanı, 04.11.2014 tarihli kolluk tutanağı içeriği, olay yeri inceleneme raporu ve adli muayene raporları birlikte değerlendirildiğinde; Yerel Mahkemece, “İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediği” şeklindeki gerekçeyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesindeki haksız tahrik hükmünün asgari oranda uygulanması, tehdit eylemini meşru savunma kapsamında değerlendirmemesi hukuka aykırı bulunmadığından sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen tehdit ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.