Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7948 E. 2023/1699 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7948
KARAR NO : 2023/1699
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Rize Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 08.04.2015 tarihli ve 2015/1877 Soruşturma, 2015/767 Esas, 2015/65 numaralı İddianameyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2015/104 Esas, 2015/143 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca yargılanması için son soruşturmanın açılmasına karar verilmiştir.
Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/107 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
İddianın ve iddianamenin hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, yeterli inceleme ve delil değerlendirmesi yapılmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, gerekçede hatalı yorum yapıldığına, karardan önce ihsas-ı rey yapıldığına ve masumiyet karinesine uyulmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Trabzon Barosu’na kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, 2012 yılında Çoban Çay Fabrikasına teslim edilen 6555 kg çay bedelinin tahsili için icra takibi başlatmak amacı ile şikayetçi ile görüştüğü, çay cüzdanı, fabrika yetkilisinin düzenlediği tesellüm belgesi ve 60 TL masraf alarak bu belgeleri teslim aldığına ve icra takibi başlatılacağına ilişkin imzalı belge düzenlediği ancak aradan zaman geçmesine rağmen icra takibi başlatmadığı, şitayetçinin noter aracılığı ile gönderdiği 21.11.2013 tarihli ihtarnameye cevap vermediği, açıklanan şekilde şikayetçinin mağduriyetine neden olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; mahkemece, iddiaların sübut bulduğu, yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu kabul edilerek sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/107 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.