YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10860
KARAR NO : 2009/1246
KARAR TARİHİ : 17.02.2009
Davacı-daval…vek. Av. …… ile davalı- davacı İktisat Bankası A.Ş. (Birleşik Fon Bankası A.Ş.) vek. Av. … arasında görülen dava hakkında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 14/05/2007 gün ve 2005/335-2007/292 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 03/07/2008 gün ve 851-7437 sayılı ilamına karşı davacı- karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, 03.40.-TL harç ve takdiren 170.00.-TL.para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 17.02.2009 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Uyuşmazlık somut olay bakımından gabin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Gabin B.K.’nun 21. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir sözleşmede edimler arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu takdirde, eğer gabin zarara uğrayan tarafın müzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden yahut tecrübesizliğinden yararlanmak suretiyle meydana getirilmiş ise, zarar gören taraf bir yıl içinde sözleşmeyi feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir.
Görüldüğü gibi gabinin biri objektif diğeri sübjektif olmak üzere iki koşulu bulunmaktadır.
Somut olayda, davalı bankanın davacının mevduatına, kendisi tarafından belirlenip ilan edilen faiz oranını uygulamış olduğu ve aynı dönemde diğer bankalarında daha yüksek oranlarda faiz uyguladığı görülmektedir. Bu durum sözleşme serbestisine uygundur. Bu halde gabinin her iki koşulunun da gerçekleşmediği düşünülmektedir.
Diğer yandan mevduat sahibinden bankanın kötü yönetildiğini bilmesi beklenemeyeceği gibi müzayaka halinden faydalandıkları da kanıtlanmış değildir.
Açıklanan sebeplerle, somut olayda gabinden söz edilemeyeceği gibi B.K.’nun 19. ve 20. maddelerinde düzenlenen ahlaka ve hukuka aykırılık hali de bulunmadığından, mahkemece davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği ve bu nedenle davacının karar düzeltme isteminin yerinde olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğun karar düzeltme isteminin reddine ilişkin görüşlerine katılamıyoruz.