Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15745 E. 2023/23 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15745
KARAR NO : 2023/23
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/651 E., 2019/777K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin on birinci alt bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2018 tarihli ve 2018/132 Esas, 2018/216 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) beşinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/651 Esas, 2019/777 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri;
Sanığın örgütle iltisaklı olduğu ifade edilen …daki hesap hareketlerinin rutin olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ve yasalarda bulunan tüm lehe hükümlerin hakkında uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
1.Suç vasfı yönünden;
Sanık … hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanığın dosyada bulunan 13.01.2017 tarihli kolluk tutanağına göre; adına kayıtlı ve kullanımında olan 0507 (…) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden … IMEİ numaralı cihazı ile 16.01.2015 tarihinden itibaren ByLock programını yükleyerek kullandığının tespit edildiği, HTS kayıtları ve sanığın savunmasından söz konusu hattın sanığın kullanımında olduğunun sabit olduğu, sanığın alınan savunmasında ByLock programını kullandığını ikrar ettiği görülmüştür.
0507 (…) (..) (..) numaralı hatta ilişkin dosya arasında bulunan ByLock HTS baz kayıtlarına göre sanığın 0507 (…) (..) (..) nolu GSM hattı üzerinden 16.01.2015 tarihinden 30.05.2015 tarihine kadar ByLock yönetim sunucusu tarafından programın kullanımı için kiralandığı tespit edilen … IP adresine bağlanarak ByLock serverine giriş yaptığı, bu şekilde dosyada bulunan ByLock tutanağı, sanık ikrarı, ByLock HTS baz kayıtları ve dosya kapsamından; sanığın ByLock programını kullandığının sabit olduğu anlaşılmıştır.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen mikro SD kartın KOM Daire Başkanlığına teslim edildiği, bu birim tarafından yapılan incelemeler neticesi gönderilen veri inceleme raporuna göre; sanığın bilgilerinin bulunduğu listede zümre başkanının Zübeyir kod, öğretmeninin İbrahim kod, sanığın örgüt içerisindeki vasfının E.A olduğu tespit edilmiştir.
Sanığın Bank … isimli örgüte müzahir bankada adına kayıtlı … hesabının bulunduğu, hesabın açılış tarihinin 16.07.2013 olduğu, hesap hareketleri incelendiğinde, sanığın 2013 yılı Aralık ayında bakiyesinde 3.301 TL olduğu, akabinde 25 Aralık 2013 de FETÖ örgütü elebaşının talimat tarihinden sonra sanığın hesabına peyderpey para yatırmak suretiyle bakiyesini artırdığı, bu meyanda 2014 yılı Ocak ayında bakiyesinin 4552 TL ye yükseldiği, 2014 yılı Ağustos ayında 5540 TL olduğu, bu tarihten sonra ise bakiyenin sıfırlandığı görülmüş, sanık her ne kadar birikimlerini değerlendirme amacıyla bu bankaya parasını yatırdığını beyan etmiş ise de talimat tarihinden sonra sanığın hesabında artış olması nazara alındığında sanığın örgütsel refleks ile söz konusu bankacılık işlemlerini yaptığı kabul edilmiştir.
Sanığın soruşturma aşamasından itibaren etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek; örgüt içerisinde yer aldığını, sohbetlere katıldığını, ByLock programını kullandığını beyan ve kabulü de dikkate alınmak suretiyle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
2-Etkin pişmanlık yönünden;
Sanığın eyleminin yakalanmakla son bulduğu, etkin pişmanlık kapsamında alınan beyan ve yaptırılan teşhis işleminde 9 kişi hakkında beyanlarda bulunduğu, bunlardan A.Ç., B.Ö., H.K., T.K. ve M.S.’in ise beyan tarihinde görevde olduğu belirlenmiş ancak sanığın 2013-2016 yılları arasında yaklaşık 3 sene boyunca örgüt içerisinde yer alması, ByLock programını kullanmış olması hususları birlikte değerlendirilerek; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısı ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili yeterli düzeyde bilgi vermediği değerlendirilmiş, veri inceleme raporunda İbrahim kod adlı kişinin grubunda bulunduğu görülmesine rağmen bu kişiye ilişkin bilgi vermediği, sanık ByLock programını çok kısa süre kullandığını beyan etmesine rağmen dosyada bulunan ByLock HTS kayıtlarından yaklaşık 4 ay boyunca programı kullandığının anlaşılmasının çelişki teşkil ettiği, buna mukabil pişman olan, ByLock programını kullandığını ikrar eden ve bir kısım kişiler ve olaylarla ilgili beyan veren sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin hiç uygulanmamasının da hakkaniyete uygun olmayacağı kanaatiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin 1/3 oranında uygulandığı anlaşılmış, netice ceza olarak sanığın 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında, suç tarihinin sanığın yakalanmasıyla temadinin kesildiği 28.03.2017 yerine, 22.11.2016 olarak yanlış gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edildiği belirtilerek, usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanık müdafinin temyizi kapsamında “sanık hakkında beraat kararı verilmesi” gerektiğini ileri sürülmüş ise de sanığın etkin pişmanlık kapsamında soruşturmanın başından itibaren benzerlik gösteren beyanlarında “örgütle 2013 yılında … Polis Okulunda çalıştığı dönemde kendisini arayan … kod isimli T.K. isimli şahsın sohbet daveti üzerine tanıştığını, 17-25 aralık tarihine kadar katıldığı bu sohbetlere … kod isimli T.K.’nın imamlık yaptığını, sonrasında tayininin … Emniyet Müdürlüğüne çıktığını, akabinde 2014 yılında adını Abdullah Kod olarak bildiği A.C. isimli şahsın örgüt adına kendisi ile irtibata geçtiğini, evine gelerek telefonuna ByLock programını kurduğunu, 2014 yılının sonlarına doğru örgütle irtibatını tamamen kestiğini” beyan etmesi karşısında bu yöndeki temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır, ancak;
Soruşturma aşamasından itibaren etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek bu kapsamda örgütte kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren ve anlatımlarda bulunan, özellikle beyan tarihi itibariyle haklarında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan herhangi bir işlem yapılmadığı ve halen görevde olduğu anlaşılan 6 kişi hakkında teşhis işlemi yapan sanık hakkında, verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama nazara alınarak TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca tayin olunan cezada, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK’nın 221/4-2 nci maddesi gereğince daha makul oranda bir indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi,
2.Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi yerine 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6 ncı maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/651 Esas, 2019/777 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.