YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2447
KARAR NO : 2007/4180
KARAR TARİHİ : 14.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmaz bilirkişi raporlarında bağ olarak belirlenmiş olduğuna göre taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerlendirme yapılırken ekonomik olarak değer ifade eden ilk ürününün (yaş üzümün) verim, üretim gideri ve ortalama satış fiyatlarının İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilerek bu ürün üzerinden bildirilen veriler esas alınarak değer belirlenmek gerekirken, işleme tabi tutulduktan sonra elde edilen kuru üzüm üretimine göre değerlendirme yapılmış olması,
2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 alınmaktadır. Hal böyle iken hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 olarak kabulü,
3-İrtifak hakkı kurulması nedeniyle taşınmazda oluşacak değer düşüklüğü oranının saptanmasında taşınmaz malın cinsi, kullanım biçimi ile irtifak hakkının niteliği, (boru hattı, enerji nakil hattı vs) kapladığı alan, yeri ve yönü gözönünde bulundurulmalıdır. Yargıtay uygulamalarında üzerinde irtifak hakkı kurulmuş olan taşınmazda bu irtifak nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün (taşınmazın cinsi ve niteliğine uygun kullanımı önemli ölçüde etkileyen özel bir durum yoksa) irtifakdan etkilenen alanın mülkiyet değerinin arazide %35’ini, arsada %50’sini geçmeyeceği kabul edilmektedir.
Buna göre; tarım arazisi niteliğinde olan dava konusu taşınmazda oluşacak değer düşüklüğü oranı en fazla %4 olması gerekirken bilirkişi kurulu raporlarında değer düşüklüğü oranının %6 olarak kabul edilmesi,
4-Tapu kaydındaki ipoteklerin tespit edilen bedele yansıtılmamış olması,
5-Davacı idarece acele el koyma kararı üzerine yatırılan bedel düşülmek suretiyle kalan bedelin davalıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlarda İlçe Tarım Müdürlüğünden 2003 yılına ait veriler de getirtilerek bilirkişi kurullarından bu verilere ve bozmaya uygun ek raporlar alınmalı ve raporların bozmaya uygunluğu denetlenmek suretiyle oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.