Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/27413 E. 2023/235 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27413
KARAR NO : 2023/235
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 35 ve 62 nci maddeleri uyarınca 3150 TL adli para cezası,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 4200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde hapis cezasına çevrileceği belirtilmek suretiyle infazı kısıtlar biçimde hükümler kurulması gerekçeleriyle hükümlerin bozulması yönünde görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, olayların ağır tahrik altında gerçekleştiği, suç kastı olmadığına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kardeş olan taraflar arasında geçimsizlik bulunduğu, olay günü sanığın, mağdurun çalıştığı iş yerine geldiği, birlikte iş yerinin karşısındaki parka gittikleri, burada konuşmanın tartışmaya dönüştüğü, mağdurun kaçarak iş yerine sığındığı, sanığın peşinden giderek ısrarla mağduru yakalamak ve yaralamak istediği, tarafların birbirlerine bardak ve tuzluk fırlattıkları ancak isabet ettiremedikleri ve bu süreçte sanığın mağduru öldüreceğinden bahisle tehdit ettiği, eylemin taraf ve inceleme dışı mağdur beyanları ile kamera görüntü kayıtları çerçevesinde sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi hususunun, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olmaması ve 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olması nedeniyle Tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlere ilişkin, temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmış ve Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen deliller karşısında sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak;
A. Kasten Yaralama Suçuna İlişkin
Kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin olarak Mahkemece sanığın mağdura silahtan sayılan tuzluk ve bardak fırlatmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin kabul edilmesi karşısında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde düzenlenen artırım maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
B. Kasten Yaralama Ve Tehdit Suçlarına İlişkin
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (A) bendindeki bozma yönünden 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.